Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın reddine
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hükümler, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- 05.05.2015 tarihli davanın reddine ilişkin hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; mahkemece dava açma süresinin geçtiği gerekçeleri gösterilerek davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı yön bulunmadığından, davacının davanın kabul edilmesi gerektiğine, davalı vekilinin vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme kısmen uygun olarak ONANMASINA,
2- 12.02.2015 tarihli davanın reddine ilişkin hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 141/1-e maddesinde kanuna uygun olarak yakalandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen kişilerin tazminat isteminde bulunabileceğinin belirtildiği ve davacı hakkında yapılan soruşturma sırasında 08.08.2013 tarihli yakalama ve gözaltına alma tutanağına göre 1 gün gözaltında kaldıktan sonra tutuklanmak üzere sevk edildiği Antalya Nöbetçi 7. Sulh Ceza Mahkemesince 09.08.2013 tarih, 2013/146 sorgu sonunda tutuklama talebinin reddi ile salıverildiği ve davacı hakkında Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.11.2014 tarih, 2013/546 esas, 2014/666 sayılı karar ile beraate karar verildiği ve kararın 03.12.2014 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafından 12.02.2015 tarihli dilekçe ile tazminta talep edildiği anlaşılmakla, davacı lehine hak ve nesafete uygun bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.