Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : Taksirle Yaralama suçu yönünden, TCK’nın 89/5. ve CMK’nın 223/7. maddeleri uyarınca düşme;
Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma suçu yönünden, CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat
Taksirle yaralama suçundan sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden sanığın beraatine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
A) Taksirle yaralama suçu yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının suçun bilinçli taksirle işlendiğine ve şikayetten vazgeçme sebebiyle düşme kararı verilemeyeceğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA;
B) Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü saat 00:01 sıralarında sanığın idaresindeki araçla yerleşim yeri içinde, iki şeritli, iki yönlü, asfalt kaplama, düz, eğimli ve aydınlatmalı yolda seyir halindeyken kendisi ile aynı istikamette seyr halinde olan ve yavaşlayan araca arkadan çarpmak suretiyle sebebiyet verdiği trafik kazası sonrası saat 00:35'te yapılan ölçümde 0.53 promil alkollü olduğunun tespit edildiği olayda; 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/7. maddesinde yer alan, “Hususi otomobil sürücüleri bakımından 0.50 promilin, diğer araç sürücüleri bakımından 0.20 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermesi halinde, ayrıca Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır” şeklindeki düzenleme karşısında; atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu gözetilmeksizin, sanığın mahkumiyeti yerine, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi;
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy