Mahkemesi:Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm: CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasıyla;
TCK'nın 179/3-2, 62/1, 50/3, 50/1-a, 52. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, TCK'nın 179/3-2, 62. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Küçükçekmece (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 17/06/2010 tarihli ve 2010/153 esas, 2010/875 karar sayılı kararının 20/07/2010 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 11/03/2011 tarihinde TCK’nın 204/1 maddesinde düzenlenen hali ile resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği ve Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 02/02/2016 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Küçükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2016 tarihli ve 2016/463 Esas, 2016/747 Karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Olay günü, yaşanan bir tartışmanın ardından sevk ve idaresindeki araç ile olay yerinden kaçmak isterken, yol kenarında park halinde bulunan araçlara çarpmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye düşüren sanık ...’ın alkollü olduğuna dair dosya içerisinde herhangi bir tespitin bulunmadığı anlaşılmış, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 179/3. maddesi delaleti ile TCK'nın 179/2. maddesi gereğince hüküm kurulmuşsa da kamu davasının TCK'nın 179/2. maddesi uyarınca açıldığı ve sanığın alkollü olmaması sebebiyle bu madde kapsamındaki suç sübut bulduğundan sanığın TCK'nın 179/2. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken TCK'nın 179/3. maddesi delaleti ile TCK'nın 179/2. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanık ... hakkındaki hükmün ikinci fıkrasındaki ''179/3. maddesi delaletiyle'' ibaresinin hükümden çıkarılması ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 24/06/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.