Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm: CMK'nın 231/11 ve TCK'nın 179/3-2, 62/1, 50/3, 50/1-a, 52/2. maddelerince açıklanan mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, TCK'nın 179/3-2, 62. maddeleri gereğince 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2011 tarihli ve 2011/268 esas, 2011/690 karar sayılı kararının 26.09.2011 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 02.11.2012 tarihinde TCK'nın 106/2. maddesinde tanımlanan tehdit suçunu işlediği ve Mersin 8.Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 14.01.2016 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2015 tarihli ve 2016/180 Esas, 2016/375 Karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;
Sanık olay günü saat 15.45 sıralarında aracı ile 100 km den fazla hızla seyir halindeyken, direksiyon hakimiyetini kaybederek refüje ardından sağ tarafta bulunan iş yerinin kepenklerine çarpması sonucu trafik kazasının meydana geldiği olayda, sanığın kazada taksirinin bulunmasının, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun oluşumuna yeterli olmadığı, bu nedenle kasten işlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın üzerine atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine dair hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan kanun maddesinin maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy