Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 50/1-a, 52/2, 4, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın idaresindeki araçla gece vakti aydınlatmanın olduğu bölünmüş yolda kendisine hitap eden dur levhalarına rağmen kontrolsüzce girdiği kavşak içinde sağdan gelen temyiz dışı sanık ...'in idaresindeki araçla çarpışması neticesinde bir kişinin öldüğü olayda, sanığın asli kusurlu olduğu gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmesine ilişkin yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine yönelik uygulama bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sanığın Recep'in rahatsızlanarak bağırması sonucu paniklediği ve kazanın gerçekleştiği, ölenin eşi mağdur ...'in şikayetçi olmadığı da dikkate alındığında teşdit yapılmasının kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 21/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.