Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm: Maddi tazminat talebinin reddine, 20.000 TL manevi
tazminata hükmedilmesine, 8000 TL'si daha önce davalı
hazine tarafından ödenmiş olmakla geri kalan 12.000 TL'nin
gözaltı tarihi olan 23/03/2009 tarihinden itibaren işleyecek
yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya
verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekili ve davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Davacının ''...'' olan adı ve soyadının hükmün esasını teşkil eden kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ''...'' olarak yazılması,
2- Dairemizin 15/01/2018 tarihli bozma ilamı öncesi 09/10/2015 tarihinde verilen hükmün bozma ilamı ile ortadan kalktığı, anılan hükümde davacı lehine hükmolunan tazminat miktarlarının davalı tarafından ödenmiş olması halinde bu durumun bozma ilamı sonrası verilen hükmün infazı aşamasında dikkate alınması gerektiği dikkate alınmadan, manevi tazminatın yazılı şekilde tayini,
3- Tutuklama tarihi olan 23/03/2009 tarihinden itibaren yasal faize hükmolunmasına karşın, bu tarihin gözaltı tarihi olarak belirtilmesi,
4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan 694 sayılı KHK ile 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesine eklenen 9. fıkra ve hükmolunan tazminat miktarı dikkate alınarak, davacı lehine 2.400 TL vekalet ücretine hükmolunması gerekirken, hükmün esasını teşkil eden kısa kararda 3.000 TL, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise 2.400 TL vekalet ücretine hükmedilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün esasını teşkil eden kısa kararın ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasının manevi tazminata ilişkin 1 numaralı bendinin içeriği hükümden çıkarılarak yerine ''Davacı ...'in manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 23/03/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,'' cümlesinin yazılması ve yine kısa kararın ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasının davacı lehine hükmolunan vekalet ücretine ilişkin 3 numaralı bendinin içeriği hükümden çıkarılarak yerine ''Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 694 sayılı KHK'nın 144. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesine eklenen 9. fıkra gereğince 2.400 TL vekalet ücretinin davalı ... Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine'' cümlesinin yazılması ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 30/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.