Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç:Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm:TCK'nın 179/3-2, 62/1, 53/1, 58/6. maddeleri
gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Kolluk kuvvetlerince kalibrasyon bitiş tarihi 06.11.2015 olan alkol ölçme aleti ile saat 18: 42'de yapılan yol kontrolünde, sanığın 1,06 promil alkollü halde araç kullandığı tespit edilmiş ise de, kollukça yapılan ölçümden 18 dakika sonra saat 19:00’da Mudanya Devlet hastanesinde alkol metre ile yapılan ölçümde sanığın 0,62 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, farklı sonuçlar çıkması üzerine saat 20:57 de, polis kontrolünden 2 saat 15 dakika sonra Bursa Çekirge Devlet hastanesinde alınan kan numunesinde sanığın 0,63 promil alkollü olduğunun tespit edilmesi karşısında; her saat başı alkol miktarının 0,15 promil düştüğü dikkate alındığında, sanıktan alınan kan numunesi ölçümünde alkol miktarının, sanığın kolluk tarafından durdurulduğu saat 18: 42 itibari ile yasal sınır olan 1,00 promilin altında kalması nedeni ile sanığın aldığı alkol miktarının güvenli sürüş yeteneğini kaybettirdiğinden söz edilemeyeceği, belirtilen alkol derecesinin güvenli sürüş yeteneğini kaybettirdiğine dair bir bulgu ya da sanığın dışa yansıyan davranışları ile ilgili bir tespitin de bulunmaması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun yasal unsurları oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelere dayanılarak yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.