Mahkemesi:Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm: TCK'nın 179/3, 62/1, 53/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Dosya içeriğinde göre 201 promil alkollü vaziyette araç kullanarak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği tespit edilen sanık hakkında TCK'nın 179/3. maddesinde alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle araç kullanma eylemi suç olarak düzenlenip, aynı maddenin 2. fıkrasında ise yaptırımın belirlendiği gözetilmeksizin, hükümde TCK'nın 179/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması;
2) CMK'nın ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre, sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar bulunduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının mahkumiyet sayılamayacağı göz önünde bulundurulduğunda, “Sanığın sabıkasına yansıyan kişiliği dikkate alınarak” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi suretiyle CMK’nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması;
3) T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının değerlendirilmemesi;
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 06/01/2020 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.