Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm: Davacının tazminat talebinin kısmen kabülü ile 8.245,11 TL maddi, 8.500 TL manevi tazminatın gözaltına giriş tarihi olan 15.10.2008 tarihinden, el konulan araca ilişkin 14.976,36 tl maddi tazminatın el koyma tarihi olan 17.10.2008 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142/1. maddesinde, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerinin karar ve hükümlerin kesinlestiğinin ilgilisine tebliğinden üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceğinin belirtildiği, bu kapsamda dava dosyası incelendiğinde, tazminat talebinin dayanağı olan kesinleşme şerhli karar örneğinin davacıya tebliğ edilip edilmediği araştırılarak davanın süresinde açılıp açılmadığının şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi,
2- Davacının aracına el konulması nedeniyle AKMED Ltd.Şti’ne ait 15.10.2015 tarihli, 10557 numaralı faturada belirtilen çekici ve otoparak ücretinin maddi zarar kapsamında kabul edilmesi gerekirken yanlış bilirkişi raporuna dayanılarak davacı lehinde fazla maddi tazminata hükmedilmesi,
3- Davacıya ait araca 17.10.2008-22.10.2014 tarihleri arasında el koymadan kaynaklı davacının uzun süre aracını kullanamaması nedeniyle uğradığı kazanç kaybının belirlenip bu bedelden, bakım, yakıt, amortisman gibi giderlerin düşülmesi suretiyle, net kazanç kaybı tespit edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun BOZULMASINA, 21.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.