Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK'nın 179/1, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri ile 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınarak yapılan incelemede:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu nedeniyle kurulan hükümde "sanığın geçmişi, suça meyilli kişiliği, adli sicil kaydında kesinleşmiş kasıtlı suçlardan bir çok sabıkasının olması" gerekçe gösterilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile erteleme hükümlerinin uygulanmamasına karar verildiği halde, "sanığın pişmanlığı, kişiliği" olumlu değerlendirilerek sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle, hükümde ve gerekçede çelişkiye düşülmesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy