Mahkemesi :Sulh Ceza Hakimliği
Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/09/2019 tarihli ve 2019/48949 soruşturma, 2019/34978 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Gaziantep 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 03/10/2019 tarihli, 2019/5476 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi;
Dosya kapsamına göre; sanık hakkında müşteki tarafın zararının karşılanmadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de, sanığın meydan gelen olayda asli kusurlu olduğunun belirlendiği de dikkate alındığında, müşteki tarafın zararı olup olmadığı ve var ise miktarı hakkında herhangi bir araştırma yapılmadan ve somut zarar miktarı belirlenmeden yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına yönelik karar verilmesinde,
Dosya kapsamına göre, müştekilerden ... 'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken, aynı istikamette seyir halinde olan şüpheliye ait ... plaka sayılı aracın müştekinin aracının sağ yan kısımlarına çarpması sonucu müştekinin yaralanması şeklinde gerçekleşen somut olayda, olay sonrasında adli kollukça tanzim edilen kaza tespit tutanağında müştekinin tam kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 17/07/2019 tarihli raporda ise dosya içinde yer alan kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, kamera kayıtları ve diğer tüm deliller dikkate alındığında kesin kanaate varılamadığının belirtilerek terditli bir şekilde hazırlanan rapora göre birinci durumda şüphelinin aracı ile müştekinin seyir durumunu bozduğunun kabulü halinde şüphelinin asli kusurlu olduğu, ikinci durumda müştekinin aracı ile sevk ve idare hatası göstererek yoldan çıkması sonucu kazanın meydana geldiğinin kabulünde ise müştekinin asli kusurlu olduğunun belirtilmesi karşısında, şüpheli hakkında delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 19/12/2019 gün ve 94660652-105-27-18597-2019-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü müşteki ... 'nın idaresindeki araçla, meskun mahal içindeki, bölünmüş, tek yönlü, üç şeritli, asfalt kaplama, düz, kuru ve eğimsizin yolun orta şeridinde seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüj üzerindeki bir ağaca çarptığı ve meydana gelen kaza neticesinde nitelikli şekilde yaralandığı, kazaya ilişkin görgü sahibi olduğunu belirten ...'nın 01/03/2019 tarihinde polis memurları marifetiyle alınan beyanında müşteki ...'nin idaresindeki aracın, beyaz renkli başka bir arcın sıkıştırması sonucunda yolda çıktığını beyan ettiği, olay sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında müşteki ... tek kusurlu olarak gösterilmişse de yine soruşturma evresinde aldırılan 17/07/2019 tarihli Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Daire Başkanlığınca düzenlenen raporda kusur durumuna ilişkin ikili bir değerlendirme yapıldığı, şüphelinin kazadan hemen önce müştekinin idaresindeki aracı sıkıştırdığının kabulü halinde şüphelinin tam kusurlu olacağının belirtildiği, şüphelinin alınan beyanında da kazaya neden olabilecek bir davranışı bulunduğunu kabul etmemekle kazadan hemen önce müştekinin kullandığı aracın önünde kendine ait beyaz renkli Renault marka aracıyla seyir halinde olduğunu beyan ettiği, müşteki beyanı, görgü sahibi ... beyanı ve Adli Tıp Kurumu raporunun beraberce değerlendirilmesi neticesinde şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli derecede şüphenin bulunduğu, mevcut bilgi ve belgeler beraberce değerlendirilerek şüpheli hakkında nihai kusur tespitinin mahkemece yapılması gerektiği anlaşılmakla,
Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Gaziantep 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 03/10/2019 tarihli ve 2019/5476 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca isteme uygun olarak KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02/03/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.