Mahkemesi:Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm: TCK'nın 179/2, 31/3, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, sanığın TCK'nın 179/2, 31/3, 62. maddeleri gereğince 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 3 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Ardahan Sulh Ceza Mahkemesinin 09.04.2014 tarihli ve 2013/166 Esas-2014/279 karar sayılı kararının 12.05.2014 tarihinde kesinleşmesine müteakip, sanığın denetim süresi içinde 08.12.2015 tarihinde TCK'nın 179/3-2. maddesinde tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği, Ardahan Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 24.02.2016 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Ardahan Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli ve 2016/194 Esas, 2016/390 Karar sayılı kararının sanık müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucu, Dairemiz'in 02.10.2019 tarihli ve 2019/11250-9750 sayılı ilamı ile bozulması akabinde, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan Ardahan Sulh Ceza Mahkemesinin 09.04.2014 tarihli hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Ardahan Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli ve 2019/706-752 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine yönelik uygulama bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, eksik incelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA; 05.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.