Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Alkol veya uyuşturucu madde etkisi altındayken ... kullanma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179/3 delaletiyle 179/2, 62 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 251/3. maddeleri gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanunun 58. maddesi gereğince ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre ayrı ayrı çektirilmesine dair ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/2021 tarihli ve 2021/226 esas, 2021/486 sayılı kararına karşı yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin anılan Mahkemenin 20/05/2021 tarihli ve 2021/226 esas, 2021/486 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/06/2021 tarihli ve 2021/442 değişik ... sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 22/10/2019 tarihli ve 2019/11824 esas, 2019/12935 karar sayılı ilâmında yer alan, "5271 sayılı CMK’nın 291/1. fıkrasında temyiz istemi ve süresine ilişkin düzenlemede, "Tutuklu bulunan sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır" hükmü, CMK’nın 263. maddesinde ise "Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir." hükmünün yer alması, yine CMK’nın 232/6. fıkrasında "Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." şeklindeki düzenlemeler karşısında ceza infaz kurumunda bulunmakla birlikte hüküm duruşmasına katılan sanık ...’ın yukarıdaki maddeler çerçevesinde CMK’nin 263. maddesinde gösterilen usul ile de temyiz başvurusunda bulunabileceğinin hatırlatılmaması karşısında, sanığın 15.03.2018 tarihli istinaf isteminin süresinde olduğunun kabulünün gerektiği, bu nedenle sanık hakkında verilen hükümlerin usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği ve kesinleşmeyen bu kararlara karşı CMK’nın 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine ..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, ceza infaz kurumunda bulunan sanığın yüzüne karşı veya yokluğunda verilen kararlarda 5271 sayılı Kanunun 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle karara karşı kanun yollarına başvurabileceği hususunun gösterilmesi gerektiği,
Dosya kapsamına göre, Mahkemesince basit yargılama usulüne göre dosya üzerinden verilen kararda, sanığın başka suçtan dolayı ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu nazara alınarak, 5271 sayılı Kanunun 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de karara itiraz edebileceği hususunun gösterilmediği gibi, anılan kararın söz konusu ceza infaz kurumunda adı geçen hükümlüye 07/05/2021 tarihinde tebliğine ilişkin tebliğ tebellüğ belgesinde de anılan kararın 5271 sayılı Kanunun 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de itiraz edebileceği yönünde bir açıklamanın bulunmadığının anlaşılması karşısında anılan kararın tebliğinin usulsüz olması nedeniyle sanığın 18/05/2021 tarihli itiraz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 252/2. maddesinde yer alan ''İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.'' şeklindeki düzenleme nazara alındığında,
Somut olayda, basit yargılama usulüne göre verilen karara karşı yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2021 tarihli ek kararına karşı yapılan itiraz üzerine, mercii tarafından itirazın kabulü ile anılan ek kararın kaldırılmasına ve genel hükümlere göre duruşma açılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine şeklinde karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olup, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek ... Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 25/10/2021 gün ve 94660652-105-28-17517-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/11/2021 gün ve 2021/132687 sayılı ihbarnamesi ile ihbar ve dava tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 gün, 6-386; 30.11.2010 gün, 5-237; 29.05.2007 gün, 114-113; 26.05.2009 gün ve 50-130 sayılı ve benzer kararlarında vurgulandığı üzere; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmesi zorunludur. Bunlardan bir veya birkaçının eksik ya da hatalı gösterilmesi CMK'nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenini oluşturmaktadır. Bu bildirimlerdeki temel amaç, kanun yollarına başvuru hak ve yetkisi bulunanların, başvuru haklarını etkin bir biçimde kullanmalarının sağlanması ve bu eksiklik nedeniyle hak kayıplarına yol açılmamasıdır. Ancak burada dikkat edilecek veya eski hale getirme nedeni oluşturacak husus, eksik veya yanılgılı bildirim nedeniyle bir hakkın kullanılmasının engellenip engellenmediğinin belirlenmesidir. Bildirimdeki eksikliğin yol açtığı bir hak kaybı bulunmamakta ise bu durum eski hale getirme nedeni oluşturmayacaktır.
İncelenen dosyada; sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kamu davasının açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/2021 tarihli ve 2021/226 esas, 2021/486 sayılı karar ile sanığın yokluğunda mahkumiyetine karar verildiği ancak verilen kararda 5271 sayılı Kanunun 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de karara itiraz edebileceği hususunun gösterilmediği gibi, anılan kararın söz konusu ceza infaz kurumunda adı geçen hükümlüye 07/05/2021 tarihinde tebliğine ilişkin tebliğ tebellüğ belgesinde de anılan kararın 5271 sayılı Kanunun 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de itiraz edebileceği yönünde bir açıklamanın bulunmaması sebebiyle sanığın yanıltıldığı anlaşılmakla, sanığın 18/05/2021 tarihli itiraz talebinin süresinde olmadığı gerekçesiyle verilen ... 1.Asliye Ceza Mahkemesi 20/05/2021 tarihli itiraz isteminin reddine ilişkin ek kararın sanık tarafından itiraz edildiği, itiraz merci olan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından itirazın kabulü ile anılan ek kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olup,
Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/06/2021 tarihli, 2021/442 değişik ... sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy