Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Dava Tarihi: 19/08/2015
Hüküm: Davacının tazminat talebinin kısmen kabülü ile 5.402,00 TL maddi, 155.000,00 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 esas 2015/143 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti İcra vekilleri Heyetini Cebren Iskat veya Vazife Görmekten Cebren Men Etmeye Teşebbüs suçundan 23.09.2012-19.06.2014 tarihleri arasında 634 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu,
Davacının 73.913,30 TL maddi, 1.200.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 13.314,56 TL maddi, 85.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, davacının cezaevinde bulunduğu sırada 28.05.2014 tarihinde vefat eden babasının cenazesine katılmak için kendisine refakat eden askeri personel için ödemek zorunda kaldığı 636 TL harcırah ve ulaşım giderinin, bu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine beraat etmesi nedeniyle maktu vekalet ücretine hükmolunacağı, davacı ile avukatının aralarında yaptıkları anlaşma ile bu hizmet için daha fazla bir ücret kararlaştırmaları halinde, maktu vekalet ücretini aşan bu kısmın davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığından koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu kapsamda davacının cezaevinde bulunduğu sırada emekli olması sebebiyle 01.01.2014 tarihinden tahliye olduğu 19.06.2014 tarihine kadar yürürlükte bulunan asgari ücret tarifesine göre 4.765,8 TL maddi zararının bulunduğu nazara alınmadan, ceza davası için ödenen vekalet ücretinin de maddi zarar kapsamında değerlendirilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi, gerekçeleri ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, 4.766 TL maddi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 636 TL maddi tazminatın 28.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 155.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesinde;
Gerekçeli karar başlığında ''19.08.2015'' olan dava tarihinin ''23.09.2012'' olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı kabul edilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Bozma ilamı sonrası Dairemizce gidilen görüş değişikliğine göre; davacının babasının cenazesine katılmak için kendisine refakat eden askeri personel için ödemek zorunda kaldığı 636 TL harcırah ve ulaşım giderinin 5271 sayılı CMK'nın 141. ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinin dikkate alınmaması,
2-Gerekçeli kararda davacının emekli olduğu tarih ile tahliye olduğu tarih arasındaki net asgari ücret tutarının hesaplanması için bilirkişiye tevdi edildiği, gerekçeli kararda bilirkişi raporunun hükme esas alındığı ve bilirkişi raporunda bahsedilmemesine rağmen hüküm kısmında ayrıca dayanağı olmayan 5.402,00 TL gelir kaybından da bahsedilerek, maddi hata yapılmak suretiyle duraksamaya neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde bulunan ''toplam gelir kaybı olan 5.402 TL maddi tazminatın'' ve ''cenaze harcaması nedeniyle maddi kaybı olan 636 TL'nin 28/05/2014 tarihinden (cenaze tarihi) itibaren işleyecek yasal faizi ile'' ibarelerinin hükümden çıkarılarak ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.