Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Hakaret ile kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...’in, katılan ...’a yönelik olarak tehdit, açığa imzanın kötüye kullanılması, dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla yargılandığı ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/465 esasına kayıtlı dava dosyasına sunduğu yazılı savunmalarını içeren 21.11.2011 tarihli dilekçesindeki; katılanın ... silahlı terör örgütüne para aktarıp, yardım ve yataklık yapmasından dolayı zengin olduğuna dair ibarelerle hakaret, katılanın konuşmasını kayda aldığına dair ifadeleri ile de kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın, söz konusu dilekçede, asıl dolandırılan ve tehdit edilenin kendisi olduğuna dair iddiaları ilgili kullandığı sözlerin, kendi bağlamı ve ifade ediliş şekilleri dikkate alındığında, uyuşmazlıkla bağlantılı ve savunma amaçlı olması nedeniyle iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı; ayrıca, katılanın herhangi bir konuşmasını kaydettiğine dair, savunmasının aksine, mahkumiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçelerine dayalı olarak sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin yerel mahkemenin kabulünde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, sanığa hakaret olarak yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu, sanığa yüklenen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin usul ve kanuna aykırı olmasından dolayı kararın bozulması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA, 26.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.