MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/4622 E. 2019/1026 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.09.2018 tarih, 2017/283 Esas, 2018/232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2. Hükmün katılanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 02.04.2019 tarih, 2018/4622 Esas, 2019/1026 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.02.2022 tarih, ... nolu esastan ret ile onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz isteği;kusur durumu tayininin hatalı olduğuna, keşif yapılması gerektiğine, geçiş hakkının vefat eden Ayhan'a ait olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesince; 02.05.2018 tarih ve 2018/35076/4402 sayılı Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince tanzim edilen raporda; sanık sürücü ...'nin kazanın oluşu üzerinde herhangi bir hatalı tutum ve davranışının olmadığı, mevcut şartlarda alabileceği başkaca bir önlemin bulunmadığı anlaşılmakla kusursuz olduğu, müteveffa sürücü ...'ın dönüşe geçeceği kavşağa süratli yaklaştığı, sanık yönetimindeki araca rağmen kontrolsüzce sola dönüşe geçerek ilk geçiş hakkı bırakmadığı sanık yönetimindeki aracın seyir şeridine doğrultu değiştirip önünü kapayarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri ile asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, toplanan deliller ve dosya kapsamından yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle CMK 223/2-c madde uyarınca sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
"27/11/2016" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir nitelikte olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 2.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2026 tarihinde karar verildi.