MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1886 E. 2020/4464 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 63. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz talebinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; istinaf aşamasında müşteki ...'in hakkında katılma kararı verilemeyeceğine, katılan vekalet ücretinin kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 28.08.2016 günü saat 16:20 sıralarında ehliyetnamesiz sanık sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... ilçesi istikametinden ... yönüne doğru 2,71 promil alkollü olarak seyirle olay mahalline geldiğinde idaresindeki aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip yolun sağından çıkarak yol bitişiğindeki su kanalında bir süre ilerledikten sonra yol bitişiğindeki su fabrikasının ihata duvarına çarpması neticesinde, ön koltukta yolcu olarak bulunan sanığın eşi ...'un ve arka koltukta yolcu olarak bulunan ...’ın öldüğü, ... 'ın orta 3 kemik kırığı şeklinde,...’nun (şik.vazgeçti) basit yaralandığı olayda; Adli Tıp Raporuna göre sanık, ileri derecede alkollü olduğu halde aracın yönetimine geçerek trafikte seyre çıkmış, tek yönlü bölünmüş yolda seyrini sürdürürken yola gereken dikkatini vermemiş, direksiyon hakimiyetine gerekli özen ve önemi göstermemiş, sevk ve idare hatasıyla vasıtanın hakimiyetini kaybedip yol dışı kalarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet vermiştir. Olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri ile asli kusurlu olduğu,yasal sınırların üzerinde alkollü araç kullanan sanığın eyleminde bilinçli taksirin oluştuğu kabul edilmekle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetli bulunmuşsa da, asli kusurlu olarak bilinçli taksirle 2 kişinin ölümüne 1 kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına sebebiyet veren sanık hakkında temel ceza tayin edilirken teşditin derecesinde yanılgıya düşülerek alt sınırdan fazla uzaklaşmak suretiyle temel cezanın 8 yıl olarak belirlenmesi adalet ve hakkaniyet ilkelerine aykırılık oluşturduğundan duruşma açılarak yapılan yargılamada, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak asli kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında, bilinçli taksir hükümleri uygulanarak, 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların mahkemenin inanç ve takdirine göre doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafİi tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Çorlu 2.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.02.2026 tarihinde karar verildi.