MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2514 E., 2020/1921 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ile sanığın mahkumiyetine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekili ve sanık müdafinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın silahın boş olduğunu zannettiğine, bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığına, sanık ile ölenin çok yakın arkadaş olduklarına, lehine hükümlerin uygulanmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesiz şekilde daha ağır bir hüküm kurduğuna, delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına ve diğer temyiz itirazlarına; katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri ise; alt sınırdan yeterince uzaklaşılmadan ceza verildiğine, üst sınırdan ceza tayini gerektiğine, olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık hakkında tutuklama kararı verilmesi gerektiğine ve diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ile ölen ...'ın ... Jandarma Karakol Komutanlığında jandarma uzman çavuş olarak görev yaptıkları, olay tarihinde birlikte kalmakta oldukları karakol misafirhanesi içerisinde sanığın, yine aynı misafirhane içerisinde kalmakta olan J.Uzm.Çvş ... 'a ait olan ...- ... seri numaralı ... model ... ... marka olan silahı, açık olan dolaptan alarak mekanizmasını çekip bıraktığı, sonra tabancayla sağa sola nişan alıyor gibi yapmaya başladığı, bu sırada sanığın parmağıyla tetiğe dokunması nedeniyle tabancanın ateş aldığı ve tabancadan çıkan merminin ranzasında oturmakta olan ...'ın sağ dudak köşesine isabet ettiği, düzenlenen otopsi raporuna göre, ölüm nedeninin ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı olarak boyun omur ve mandibula kırıkları ile birlikte medulla spinaliz yaralanması ve beyin kanaması neticesinde meydana geldiğinin tespit edildiği olay kapsamında, sanığın icra etmiş olduğu mesleki tecrübesi, silah konusundaki teknik bilgi ve donanımı, olayın gerçekleştiği ortam ve olayın gelişimi bir arada değerlendirildiğinde gerçekleşen neticenin sanık tarafından öngörülebilir nitelikte olduğu kabul edilerek sanık hakkında bilinçli taksir hükümleri uygulanmış ve 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetli bulunmuşsa da, sanığın ağır kusurlu davranışı sonucu meydana gelen zararın da ağır olduğu, sanığın ağır kusur durumu dikkate alınarak temel ceza belirlenirken alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmediğinden, duruşma açılarak yapılan yargılamada, tam kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanık ile ölen ...'ın ... Jandarma Karakol Komutanlığında jandarma uzman çavuş olarak görev yaptıkları, dosya kapsamına göre aralarında husumet bulunmadığı, olay günü alışveriş yapıp birlikte altı kişi kaldıkları misafirhanede bulunan 15... büyüklüğündeki odalarına girdikleri, tanık ...'un odada uyur vaziyette bulunduğu, ölenin yatmak için kullandığı ranzanın ikinci katındaki yatağına çıktığı ve oturduğu, bir süre sonra odaya tanık ...'in geldiği, sanığın o sırada elinde bir silahla oynadığı ve tanık ... tarafından silahla oynamaması konusunda uyarıldığı, sonrasında sanık, kendileri ile aynı odada kalan ... 'a ait ... marka tabancasını açık halde bulunan dolabınından alarak mekanizmasını çekip bıraktığı, sonra tabancayla sağa sola nişan alıyor gibi silahla oynamaya başladığı, bu sırada sanığın parmağıyla tetiğe dokunması nedeniyle tabancanın ateş aldığı ve tabancadan çıkan merminin ranzasında oturmakta olan ölenin sağ dudak köşesine isabet etmesi neticesinde öldüğü olayda,
Dosya kapsamında bulunan otopsi tutanağı uyarınca ölenin ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı olarak boyun omur (C2) ve mandibula kırıkları ile birlikte medulla spinalis yaralanması ve beyin kanaması neticesinde hayatını kaybettiğinin anlaşıldığı, olay yeri inceleme raporuna göre suça konu tabanca üzerinde yapılan fiziki incelemede, şarjörünün takılı olmadığı, emniyet mandalının açık konumda bulunduğu, horozunun tam geri çekilmiş vaziyette bulunduğu, üst kapak takımının ileri konumda olduğu, tabancanın dolu ve atışa hazır halde bulunduğunun tespit edildiği, ... Kriminal Laboratuvar Amirliğince düzenlenen uzmanlık raporu doğrultusunda, suçta kullanılan tabancanın kendiliğinden ateş almasına neden olacak arızasının bulunmadığı, emniyet mandalları kapalı ve açık konumda iken uygulanan düşme, çarpma, darbe vb. testlerinde atım yataklarında bulanan fişeği tetiklerine basılmadan kendiliğinden patlatmadığı, olay yerinden elde edilen bir adet 9X19 mm çapındaki kovanın ... seri numaralı suçta kullanılan silahtan atıldığının tespit edildiği olay kapsamında, sanığın mesleki tecrübesi, icra etmekte olduğu vazifenin niteliği, silah konusundaki teknik bilgi ve donanımı, olayın gerçekleştiği odanın dar bir alan olup, olay anında oda içerisinde kendisinden ayrı üç kişinin daha bulunması hususları bir arada değerlendirildiğinde, sanığın odada bulunan tabancayı tam dolduruşa alarak sağa sola nişan almak suretiyle, ölene isabet edebileceğini öngörmesine rağmen, meydana gelen zararlı neticenin gerçekleşmemesi adına herhangi bir davranışı bulunmadığı gibi, neticeyi göze alıp kabullenmek suretiyle eylemini sürdürdüğü ve bu itibarla somut olayda olası kast koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, sanığın olası kastla öldürme suçundan sorumlu tutulması gerekirken, suç nitelendirilmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde bilinçli taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi;
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a ilk cümlesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Şırnak Asliye Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Jandarma Uzman Çavuş olan sanık ... ile ölen Uzman Çavuş arkadaşı ... aynı koğuşta kaldıkları ve arkadaş oldukları, olaydan hemen önce sanık ve ölenin birlikte bot aldıktan sonra olay mahalli olan koğuşlarına geldikleri, burada sanık ...'in başka bir arkadaşına ait silahı açık olan dolabından alıp incelemeye başladığı, silahın kurma kolunu çekip koğuş içerisinde sağa sola nişan alma hareketleri yaptığı sırada silahın ateş alarak arkadaşı ...'a isabet ederek ölümüne sebebiyet vermesi şeklindeki olayda;
Tanık beyanlarına göre, olay öncesi sanık ... ile ölen ... arasında herhangi bir husumet bulunmadığı gibi olay sırasında da aralarında herhangi bir tartışma olmamıştır. Sanık ... Uzman Çavuş olması nedeniyle silahların tehlikeliliğine ve nasıl kullanılacağına ilişkin bilgi ve tecrübeye sahip olmasına rağmen arkadaşının dolabından aldığı silahla, silahın içinde mermi olup olmadığını, silahın boş olup olmadığını tam olarak tespit etmeden silahla koğuş içerisinde sağa sola nişan alma hareketleri yapmasının ve bu şekilde hareketleri sırasında elinin tetiğe değebilerek silahın ateş alıp koğuş içerisinde bulunan kişilere zarar verebileceğini öngörüp, şans ve tecrübesine güvenerek kimseye bir zarar vermeyeceğini düşünerek hareketine devam etmesi, sanık ...'in koğuş içerisinde elinde silahla nişan alma hareketleri yaparken elinin tetiğe istem dışı değmesi sonucu silahın ateş alması, sanığın tanık beyanlarıyla aynı yöndeki savunmasına göre, silah ateş alıp ... vurulduktan sonra ...'i kucağına alıp ona hitaben "sen ölme ben öleyim" şeklindeki ifadesi birlikte değerlendirildiğinde;
Sanığın sorumluluğunun bilinçli taksir düzeyinde olduğu, sanığın arkadaşı ...'in ölümünü kabullenip "ölürse ölsün" şeklinde bir iradeyle hareketlerine devam ettiğine ilişkin bir sebep, oluş ve dosyaya yansıyan bir delil olmadığından sanığın sorumluluğunun olası kast düzeyinde olmadığı açıktır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin sanığın bilinçli taksir sorumluluğuyla cezalandırılmasına ilişkin kararı usul ve yasaya uygun olduğundan Dairemizin sayın çoğunluğunun sanığın ölüm olayından olası kastla sorumlu tutularak cezalandırılmasına ilişkin görüşüne katılmamaktayız. 09.02.2026