MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/3801 E., 2020/2798 K.
SUÇ : Taksirle Öldürme
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Katılan ..., ..., ... vekilinin temyiz istemi yönünden; katılanlar vekilinin 10.11.2020 tarihinde tefhim edilen karara karar karşı herhangi bir neden içermeyen süre tutum dilekçesi ile temyiz talebinde bulunduğu ancak gerekçeli kararın elektronik posta adresine 20.12.2020 tarihinde ulaşmasına rağmen herhangi bir gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla, katılan ..., ..., ... vekilinin temyiz isteminin reddi gerektiği,
Sanık müdafinin ve katılan ... vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan ..., ..., ... vekilinin temyiz isteminin reddine, sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ..., ..., ... vekilinin temyiz isteği, gerekçeli kararın kendilerine tebliğini istediklerine, Katılan ... vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında eksik cezaya hükmolunduğuna, sanık müdafiinin temyiz isteği, yetersiz bilirkişi raporuna dayanıldığına, TCK'nın 50/4. maddesinin uygulanması gerektiğine ve uzlaşma hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü, gündüz vakti, meskun mahal dışı, iki şeritli, bölünmüş, asfalt Devlet karayolunda sanığın sevk ve idaresindeki dorse bağlı çekici ile seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybedip orta refüjü aşarak karşı yöne ait şeride tecavüz etmesi üzerine bu şeritte seyreden bir otomobili altına alarak sürüklemesi ve bir başka otomobile ise çarpması neticesinde otomobillerde bulunan üç kişinin hayatını kaybetmesi, üç kişinin nitelikli şekilde ve bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda, asli kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, katılanlar vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; sanık hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanık hakkında temel cezanın 10 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi, takdiri indirim ile 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılması ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınması yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE ve KARAR
A. Katılanlar Katılan ..., ..., ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede;
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; Katılan vekilinin huzurunda açıklanan karara karşı, 5271 sayılı CMK'nın 291/1.maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 23.11.2020 tarihli temyiz sebebi içermeyen süre tutum dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu; gerekçeli kararın 20.12.2020 tarihinde tebliğ sonrası aynı Kanun’un 295/1. madesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafinin ve katılan ... vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.