MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/124 E. 2021/456 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik araştırma neticesinde hüküm kurulduğuna, sanığın kaza sırasında araç sürücüsü olmadığına, mahkemece bu konudaki araştırma taleplerinin reddine karar verilmesine,
eksiklikler giderilmeden sadece soruşturma aşamasında verdikleri ifadelere itibar edilmesinin adil yargılanma ilkesine aykırı olduğuna, eksiklikler giderilmeden karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna, ayrıca kazada sanığın bel altından felç kalıp tekerlekli sandalyeye mahkum olduğuna, verilecek cezanın artık ıslah amacını taşımadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 20/07/2015 günü meskun mahal dışında, gündüz vakti, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki minibüsle bölünmüş tek yönlü karayolunda seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek takla attığı ve yolun sağındaki tarlaya devrildiği kaza neticesinde araçta yedek şoför olarak bulunan ... ile yolcu konumundaki ... ve ...'in öldükleri, kaza tespit tutanağı, trafik bilirkişi raporu ve ...Trafik İhtisas Dairesi raporlarında sanık sürücünün asli kusurlu olduğunun belirlendiği, her ne kadar sanık aşamalardaki beyanlarında aracı kendisinin kullanmadığını beyan etmiş ise de soruşturma aşamasında ifadelerine başvurulan ve araçta yolcu olarak bulunan mağdur beyanları da dikkate alındığında kaza sırasında minibüs sürücüsünün sanık ... olduğunun sabit olduğu, sanığın kaza sırasında aracı ölen ...'in kullandığı yönündeki savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, asli kusurlu eylemi ile sebebiyet verdiği trafik kazası neticesinde üç kişinin ölümüne sebebiyet verdiği kabul edilerek TCK'nın 85/2. Maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Mardin 5.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oybirliğiyle 02.03.2026 tarihinde karar verildi.