MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/ 982 E., 2021/ 1553 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Davacı hakkında Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından soruşturma başlatıldığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/170991 soruşturma ceza dosyası kapsamında, davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 16.07.2016- 23.08.2016 tarihleri arasında 38 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda atılı suçlardan 15.12.2016 tarihli ek kyok kararı verildiği, Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.11.2018 tarih ve 2018/7684 D.iş sayılı kararı ile ek kovuşturmaya yer olmadığı kararının silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin beyan dilekçesinde davacının atılı suçtan beraatine karar verildiği ve kesinleştiğini belirttiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu tespit edilmekle,
İlk Derece Mahkemesince, derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından vekalet ücreti bakımından istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, ancak;
İncelenen dosya kapsamına göre, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargıya bir görev olarak yükleyen Anayasanın 141/son maddesi hükmü uyarınca yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiği bu kapsamda; Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sırasında, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede;
Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/135 Esas- 2021/ 270 Karar sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine ilişkin verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 29.04.2025 tarihli 2024/ 6154 Esas- 2025/ 12681 sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği , UYAP'tan yapılan kontrolde suç tarihlerinin farklı olduğu görülmekle; davacı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/170991 soruşturma sayılı ceza dosyası kapsamında verilen 15.12.2016 tarihli ek kyok kararının itiraz üzerine silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.11.2018 tarih ve 2018/7684 D.iş sayılı kararı ile ek kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması üzerine açılıp açılmadığı hususunun tereddütte mahal vermeyecek şekilde tespitiyle, ek kyok kararının kaldırılması üzerine açıldığı, davacının bu dosya kapsamında 16.07.2016- 23.08.2016 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığının tespiti halinde tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonuca göre hüküm verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde karar verildi.