MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/621 E., 2021/980 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı nedeniyle 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, tazminata hükmedilme koşullarının oluştuğuna ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/63088 Soruşturma sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan 13.02.2020 - 23.02.2020 tarihleri arasında toplam 10 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2020 tarihli ve 2020/63088 Soruşturma, 2020/34416 Karar nolu kararı ile davacı hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/288 Esas ve Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 2020/113 Esas sayılı dosyası ile kovuşturması bulunduğundan "kovuşturmaya yer olmadığına dair" karar verildiği, itiraz edilmemesi üzerine kararın kesinleştiği, kesinleşme şerhli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin infaz gördüğü, davacının, haksız gözaltı nedeniyle 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihinden itibaren ödenmesini talep ettiği davada, yerel mahkemece, Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/288 Esas sayılı dosyasında davacı hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçlamasıyla yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine karar verildiği, dosyanın istinaf incelemesi için Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 2020/113 Esas sayılı sırasında kayıtlı olduğu, sanığın bu davada silahlı terör örgütüne üye olmaktan dolayı neticeten 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, aynı kararda sanığın gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürelerin TCK'nın 63. maddesi gereği cezasından mahsup edilmesine karar verildiği verilen kararın kesinleşmeyip halen istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmakla gerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerek daha önce gözaltında kaldığı sürelerin cezasından mahsup edilmiş olması gerekse hakkında beraat kararı bulunmayan davacının CMK'nın 1 41... maddelerindeki tazminat isteme koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede; davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2019 tarihli ve 2019/288 Esas, 2019/276 Karar sayılı kararı ile davacının 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yapılan istinaf başvurusu üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 26.05.2021 tarihli ve 2020/113 Esas, 2021/326 Karar sayılı ilamı ile davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak davacının 2 yıl 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 22.01.2025 tarihli ve 2022/36252 Esas, 2025/2428 sayılı kararı ile anılan kararın onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararında, davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.03.2026 tarihinde karar verildi.