MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1538 E., 2021/1164 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılanlar vekili ve BAM Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50, 52/4, 53/6 maddeleri uyarınca 30.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 53/6 maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın ters yöne bilerek girmediğine, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, sanığın alt sınırdan cezalandırılması gerektiğine, cezanın adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine, ilişkindir.
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın teşdiden cezalandırılması gerektiğine, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
BAM Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanığın ters yönden hızlı bir şekilde araç kullanması sebebiyle bilinçli taksir hükümlerine göre cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 03.06.2018 tarihinde saat 21:30 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki 34... plakalı kamyoneti ile meskun mahal dışında, asfalt kaplama iki şeritli, orta refüjle bölünmüş, düşeyde eğimsiz, yatayda düz, kuru, açık havada, gece vakti,, aydınlatmanın bulunduğu, 70km/h azami hız limiti bulunan devlet karayolunda...merkezden gelip ...istikametine çevre yolu üzerinde karşı yönden seyreden araçların şeridine girerek ... ili istikametine şeridinde nizami seyir halinde olan katılan sürücü ... sevk ve idaresindeki 06... plakalı otomobilin ön kısımlarıyla çarpışması etkisiyle 06... plakalı aracın takla atması sebebiyle katılanın aracında yolcu olarak bulunan ...'nın vefat ettiği, katılan ...'nın hayati tehlike geçirecek, duyu veya organlarından birinde sürekli zayıflamaya ve ağır derecede kemik kırığına sebebiyet verecek şekilde yaralanmasına,katılan ... Koca'nın hayati tehlike geçirecek,yüzde sabit iz oluşturacak şekilde ve ağır derecede kemik kırığına sebebiyet verecek şekilde yaralanmasına, katılanlar ...,..., ...'nın basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralanmalarına, katılan ...'nın vücudunda kırık oluşturacak şekilde yaralanmasına ve ...'nın hayati tehlike geçirecek, vücudunda kemik kırığı oluşacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda; kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve 21.02.2020 tarihli adli tıp kurumu raporunda kazanın oluşumunda sanık ...'in asli ve tam kusurlu olduğu, katılan ...'nın ise herhangi bir kusurunun olmadığı, sanığın ters yöne girdiğini fark etmediğine yönelik beyanları karşısında bilerek ve isteyerek ters yöne girdiğine dair bütün şüphelerden uzak somut ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanığın özellikle ters yöne girmek gibi bir kastının olmadığı mahkemece değerlendirilmiş, sanığın ters yöne sehven girdiğinin kabulü ile bilinçli taksir hükümleri uygulanmamış, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın asli kusurlu davranışıyla bir kişinin ölümü ve dördü nitelikli olmak üzere yedi kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda suçun işlenmesindeki özellikler, zararın ağırlığı, sanığın kusurunun yoğunluğu dikkate alınarak sanığa verilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi hukuka aykırı görüldüğünden duruşma açılmış, sanık hakkında kurulan hükmün CMK’nin 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne ve 7 kişinin nitelikli yaralanmasına neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan bir miktar daha uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması,
2.Somut olayda sanığın, bölünmüş ve kontrollü erişime tabi çevreyolunda, trafik akışının ters istikametinde seyrini sürdürdüğü, bu suretle karşı yönden gelen araçlarla çarpışma ihtimalini öngörebilecek konumda olması nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılanlar vekili ve BAM Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2026 tarihinde karar verildi.