MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/4102 E., 2021/905 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 150.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 04.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının 16.08.2016 ila tahliye tarihi olan 19.10.2017 tarihi arasında bilirkişi raporunda hesaplanan 19.682,48TL maddi tazminatın 16.08.2016 tarihinden itibaren ve 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 04.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine,Bölge Adliye Mahkemesince davacının ihraç tarihi ila tahliye tarihi arasında net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği tespitiyle maddi tazminat miktarının "18.682,90-"TL'ye indirilmesi, manevi tazminat miktarının 34.000,00TL'yükseltilmesi ve değişen vekalet ücreti yönüyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca manevi tazminat miktarının düşük olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat hesabının hatalı ve eksik yapıldığına, ek ücret fazla mesai gibi kalemlerin dahil edilmesi gerektiğine, maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hakkaniyetli olmadığına, atılı suçlamanın niteliği gözetildiğinde hükmolunan manevi tazminat miktarının çok düşük olduğuna, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/2734 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının 04.08.2016-19.10.2017 tarihleri arasında toplam 441 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yürütülen soruşturma neticesinde 25.02.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve kararının 19.03.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen yasal süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarı düşürülmek, manevi tazminat miktarı yükseltilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
UYAP'tan yapılan kontrolde kamuda aktif çalışan olarak görünen ve açığa alındıktan sonra görevine iade edildiği anlaşılan davacının maaşının geriye dönük olarak idare tarafından ödeneceği dolayısıyla maddi zararı bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekmekte ise de, bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında" 25.03.2019" olan dava tarihinin gösterilmemesi,
2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.