MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/835 E., 2021/1467 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İnegöl 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25/02/2020 tarih, 2019/237 E ve 2020/126 K sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85/1, 22/3, 62, 53/6 maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına dair karar verilmiştir, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 15/09/2021 gün ve 2020/835 E. 2021/1467 K sayılı kararı ile sanığın cezasının 3 yıl 9 ay hapis cezası ve sürücü belgesinin 1 yıl süre geri alınması şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz istemi; Sanığın kırmızı ışıkta geçerek yaya geçidinden geçmekte olan maktüle çarpmak sureti ile tamamen kusurlu olarak ölümüne sebebiyet verdiği olayda ilk derece mahkemesinin verdiği cezanın yerinde olduğuna, istinaf mahkemesi kararının hatalı olduğuna ve bozulması gerektiğine ilişkin;
Sanık müdafiinin temyiz istemi; Sanığın kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, bilinçli taksir uygulanmasının hatalı olduğuna, sanık lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; 5271 sayılı Kanunun 280/1-(a) bendinde, ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde "hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine'' duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olduğu, somut olayda ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne karşı sanık müdafii ve katılan vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-c maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 303 maddesi uyarınca tespit edilen hukuka aykırılığın yeniden duruşma açılmaksızın düzeltilmesinin mümkün olduğu gerekçesi ile "Mahkemece sanık hakkında TCK 85/1 maddesi gereğince tayin edilen temel cezanın belirlenmesi sırasında TCK'nın 3/1, 61/1 ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan olayın oluş şekli, sanığın taksire dayalı kusur durumu, meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınmak suretiyle hakkaniyet ve orantılılık ilkelerine uygun olacak şekilde alt ve üst sınırlar arasında uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği, bu nedenlerle kazanın meydana geliş şekli, sanığın taksire dayalı kusur durumu, meydana gelen zararın ağırlığı, dikkate alınmadan hakkaniyet ve orantılılık ilkelerine aykırı olacak şekilde sanık hakkında alt sınırdan fazla uzaklaşılmak suretiyle ceza tayin edilmesinin,' bahisle hükmün 1 nolu bendinin 1.paragrafındaki "5 YIL" ibaresinin hükümden çıkarılarak bunun yerine "3 YIL" ibaresinin yazılması, yine 1 nolu bendinin 2. paragrafındaki "7 YIL 6 AY" ibaresinin hükümden çıkarılarak bunun yerine "4 YIL 6 AY" ibaresinin eklenmesi ve hükmün 1 nolu bendinin 2. Paragrafından sonra gelmek üzere hükme "Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak 5237 TCK nun 62. maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle "6 YIL 3 AY" ibaresinin hükümden çıkarılarak bunun yerine "3 YIL 9 AY" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2.fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda taksirle öldürme suçundan ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünde yer alan sonuç ceza miktarının değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen 15/09/2021 tarihli,2020/8 35... /1467 Karar sayılı kararının açıklanan nedenle sair yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2.maddesi uyarınca yeniden incelenmesi ve hüküm kurulması amacıyla Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesie GÖNDERİLMEK üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2026 tarihinde karar verildi.