MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2412 E. 2021/1185 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 70.000,00TL maddi ve 80.000,00TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 7.491,31 TL maddi ve 10.500,00TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarına ilişkin "7491,296 TL maddi tazminatın davacının gözaltına alındığı 02/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile" ibaresinin çıkartılarak yerine, "7.451,31 TL maddi tazminatın davacının ihraç olduğu 22/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile" ibaresinin yazılması, manevi tazminat miktarına ilişkin “10.500,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “24.000,00 TL” yazılması, vekalet ücretine ilişkin kısımda yer alan “2.158,95 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine “3.774,15 TL” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkil hakkında verilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/123 Esas, 2018/422 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki Kanuna muhalefet suçlarından 02.08.2016-04.05.2017 tarihleri arasında 275 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 10.01.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi tazminat miktarına ilişkin "7491,296 TL maddi tazminatın davacının gözaltına alındığı 02/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile" ibaresinin çıkartılarak yerine, "7.451,31 TL maddi tazminatın davacının ihraç olduğu 22/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile" ibaresinin yazılması, manevi tazminat miktarına ilişkin “10.500,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “24.000,00 TL” yazılması, vekalet ücretine ilişkin kısımda yer alan “2.158,95 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine “3.774,15TL” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Kamu görevinden 22.11.2016 tarihinde tutuklu iken ihraç edilen davacının, son maaşını Kasım 2016 tarihinde aldığı, maaşını iade ettiğine dair bilgi bulunmadığı, meslekten ihraç edilen davacının ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü olan 15.12.2016 tarihinden başlayacağı gözetilerek, bu tarihten tahliye tarihi olan 04.05.2017 tarihine kadar geçen süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanan "6.465,56 TL" maddi tazminatın davacıya ödenmesine hükmedilmesi gerekirken, bu miktarın üzerinde kalacak şekilde davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi ve maddi tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihinin 15.12.2016 olarak belirlenmesi gerekirken ihraç tarihi olarak belirlenmesi temyiz edenin sıfatı doğrultusunda bozma yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.