MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1068 E., 2021/1013 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 500.000,00TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının maaşını kesintili aldığından bahisle 5.510,00 TL maddi ve 8.250,00 TL manevi tazminatın 05.08.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ve serbest meslek makbuzunda geçen 2.500 TL tazminatın 25.10.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının; davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı süreçte halen kamu görevlisi olduğu ve kesintili de olsa maaşını almaya devam ettiğinin anlaşılması ve kesintili maaş için idari yargı yoluna başvurulması gerektiğinden bahisle maddi tazminat talebinin reddine, ancak soruşturma sırasında kendisini özel vekaletnameye dayalı olarak vekil ile temsil ettiren davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile lehine takdir edilen karar tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen maktu vekalet ücreti karşılığı olan 600 TL nin 08.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesi, manevi tazminatın 10.000 TL'ye yükseltilmesi ve değişen vekalet ücretinin 1.272 TL olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, davacının maddi ve manevi zarara uğradığına, maddi tazminat talebinin de kabulüne, hükmedilen manevi tazminatın ve vekalet ücretinin az olduğuna, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının tamamına hükmedilmesi gerektiğine, tazminata hükmedilen kısmın ise onararak kesinleştirilmesine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/7769 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 05.08.2016-08.12.2016 tarihleri arasında 125 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı ve adli kontrol kararı ile serbest bırakıldığı, yapılan soruşturma neticesinde hakkında 08.06.2017 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılmış başka bir tazminat davasının bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Bölge Adliye Mahkemesinin ve İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında dava tarihinin ''01.08.2017'' yerine, ''19.11.2018'' olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi gereken yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde karar verildi.