MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2773 E., 2021/1085 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının, 5271 sayılı Kanun 141/1-a,b,c,d,g,h ve k, CMK 141/3. maddelerinin ihlal edildiğinden ve haksız yargılama nedeniyle 10.000.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi talebine ilişkin davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede; vekalet ücretinin 5.450,00 TL olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin vekalet ücreti yönünden kabulü ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; dava dilekçesinde ileri sürülen hukuka aykırılıkların müvekkili aleyhinde açılmış bulunan ceza yargılamasından bağımsız olduğuna, tazminat koşulları gerçekleştiği halde davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/406 Esas, 2022/439 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 08.10.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 26.10.2016 tarihinde tutuklandığı, yapılan yargılama sonunda sanık hakkında 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın henüz kesinleşmediği, tutuklama tarihi itibariyle 5271 sayılı kanuna tabi olduğu, davacının tazminat talebinin dayanağı olan iddialarının asıl davada verilecek kararı etkileyecek nitelikte olduğu ve davacı hakkında tazminat istemine konu koruma tedbiri uygulanmasına neden olan üzerine atılı suçtan hakkında açılan davanın halen İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/406 Esas sırasında derdest olduğu, dolayısı ile davacı hakkında verilmiş ve kesinleşmiş bir beraat hükmü bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/406 Esas, 2022/439 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği UYAP'tan yapılan kontrol sonucu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
5271 sayılı Kanunun tazminat istemenin koşulları başlığını taşıyan 142. maddesinde; “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde” bulunulabileceği hükme bağlanmıştır. Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir. Tazminat talebinin dayanağı olan ceza soruşturmasında davacınına kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen, kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan, kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan, kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen, yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan, yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen, yakalama, adli kontrol veya tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan nedenlerine dayanarak CMK'nın 141/1-a,b,c,d,g,h ve k bentlerine ve CMK'nın 141/3 maddesine dayanarak tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacının belirtilen kanun maddelerine dayanarak tazminat talebi ile ilgili olarak asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, zira bu hususa ilişkin tazminat taleplerinin asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı olmadığından davacının talepleri hakkında ilgili delillerin toplanarak ve davacının belirtilen iddialarına yönelik yargılama dosyasının Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde dosya arasına alınarak, gerekçeli kararda CMK'nın 141/1-a,b,c,d,g,h ve k bentlerinde ve CMK 141/3. maddesine belirtilen koşulların oluşup oluşmadığına ilişkin her bir talep yönünden gerekçelendirme yapılmadan eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2026 tarihinde karar verildi.