MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
KARAR TARİHİ : 04.10.2021
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacılar vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle davacı ... için 1,000,000.00 TL maddi ve 1,000,000.00 TL manevi, davacı ... için 500,000.00 TL manevi, davacı ... için 250,000.00 TL manevi, davacı ... için 250.000,00 TL manevi olmak üzere toplamda 3,000,000.00 maddi-manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin davacılar ..., ..., ... için manevi talebinin reddine, davacı ...'ın maddi manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 14.566,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ie hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminatların yetersiz olduğuna, maddi tazminatın davacının aldığı maaş ve ek ödemeler ile değerlendirilerek hesaplanması gerektiğine, davacı ...'a uygulanan tedbir nedeniyle eşi ve çocuklarının manevi zararlarının da giderilmesi gerektiğine,
Davalı vekilinin temyiz istemi; tazminat isteme koşullarının oluşmadığına, hükmedilen tazminatların fahiş olduğuna, reddedilen kısım bakımından lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, faiz işletilmemesi gerektiğine ve saire ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/48 esas ve 2017/277 karar sayılı ceza dosyası ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgüte üye olma suçundan 23.12.2016- 27.10.2017 tarihleri arasında 308 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda atılı suçtan beraatine karar verildiği, beraat kararının 06.11.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltı- tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı-tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, davacının kamu görevlisi olarak çalışmaktayken tutuklu iken 07.02.2017 tarihinde ihraç edildiği belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kamu görevlisi olarak çalışan davacının tutuklu iken 07.02.2017 tarihinde ihraç edildiği, maddi kaybının 07.02.2017 ile tahliye edildiği 27.10.2017 tarihleri arasındaki dönem için vasıfsız bir işçi gibi kabul edilerek net asgari ücret üzerinden hesaplanan 12.074,91 TL maddi tazminat ve maddi tazminatın faiz başlangıcının davacının görevinden ihraç tarihi olan 07.02.2017 olması gerektiğinden bahisle hüküm fıkrasındaki maddi tazminat miktarı ile faiz başlangıcının ve vekalet ücretinin değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Davalı vekilinin temyiz isteminin, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliğ edilmesinin ardından yapıldığı ve bu itibarla talebin katılma yoluyla temyiz olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine karar verilmesini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
1-Davacılar ..., ..., ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında davacılar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Davacı ... vekili ile davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre , davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142/1. maddesine göre, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, bu kapsamda dava dosyası incelendiğinde, tazminat talebinin dayanağı olan Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/48 esas ve 2017/277 karar sayılı ceza dava dosyasında davacı hakkında verilen ve 06.11.2017 tarihinde kesinleşen beraat kararının kesinleşme şerhi ile birlikte davacıya tebliğ edilip edilmediğinin araştırılarak varsa tebligat evrakının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosya arasına alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-07.02.2017 tarihinde tutuklu iken kamu görevinden çıkarılan davacının son maaşını ocak 2017 'de aldığı, son maaşının 15.01.2017-14.02.2017 arasındaki süreleri kapsadığı davacı lehine hükmedilecek tazminat hesabının 15.02.2017 ile tahliye tarihi olan 27.10.2017 arasındaki süre için net asgari ücret üzerinden hesaplanan ''11.708,05 TL'' yerine bu miktarın üzerinde kalacak şekilde hesaplanması suretiyle davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi, faiz başlangıcının ''15.02.2017'' olması gerekirken ihraç tarihi olarak belirlenmesi,
3- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2026 tarihinde karar verildi.