MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/345 E., 2021/2519 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 52/2-4 ve 53/6 maddeleri uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına karar verilmiş, sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf talepleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 ve 53/6 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve B sınıfı sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın eksik araştırmaya dayalı olduğuna, ölenin kanında bulunan ilaç etken maddeleri dolayısıyla kaza öncesi ölenin düşmüş yada bayılmış olma ihtimallerinin araştırılmadığına, sanığın geri manevra sırasında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğine, kusur durumuna, ceza miktarına ve bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, katılan vekilinin temyiz istemi; ceza miktarına ve ayrı vekiller tarafından temsil edilen katılanlar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 02.10.2018 günü saat 14.25 sıralarında, sanık ...'ın sevk ve idaresindeki kamyonet ile tüp dağıtımı yapmak üzere aracını parkettiği site önünden, yaklaşık 30 metre kadar geri manevra yaparak virajlı ve tehlikeli eğimli, iki yönlü, iki şeritli, 6 metre genişliğindeki yola çıkmaya çalıştığı esnada aracın sağ arka kasa kısımları ile yaya yolu bulunmasına karşın kaplamada yürüyen yaya ...'a çarparak yayayı süreklemeye başladığı, 142.8 metre sonra durumu fark ederek durduğu, kaza neticesinde yaralanan ...'un hastanede öldüğü, 02.10.2018 tarihinde yapılan ölü muayene tutanağında ölüm sebebinin kafa travmasına bağlı sutdural hemotom sonucu kalp durması olarak belirlendiği, Yerel Mahkemece, sanığın asli, yayanın alt düzeyde tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildiren İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 07.05.2019 tarihli raporunun hükme esas alınması suretiyle, sanığın bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş ise de; sanığın site bahçesinde güvenli şekilde dönüş yapabileceği genişlikte araç park alanları olmasına rağmen, tüp teslimatını yaptığı blok önünden, aracının arkasını, sağını solunu kontrol etmeden direksiyona geçtiği, arka ve yan aynalarından sağını solunu kontrol etmeden yaklaşık 30 metre geri manevra ile yola çıkmaya çalıştığı ve bu esnada yayaya çarparak ve aracının kasasına takılan yayayı yaklaşık 143 metre sürükleyerek ölümüne sebebiyet verdiği, bu itibarla sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu kabul edilerek ve ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında bilinçli taksir hükümleri uygulanmak suretiyle taksirle öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Sanığın manevra yapmak amacıyla makul mesafe dışında geri geri tedbirsiz ilerlemekle kazaya sebebiyet verdiği ve bu itibarla bilinçli taksir koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin tüm, katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Katılan ... ve katılan ... kendilerini ayrı ayrı vekille temsil ettirmiş olmalarına karşın, katılanlar lehine tek vekalet ücretine hükmedilerek sanıktan eşit şekilde tahsiline karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hükmün ikinci fıkrasının yedinci paragrafının tamamen çıkarılarak yerine ''Katılan ... ve katılan ...'ın kendilerini ayrı ayrı vekille temsil ettirmiş olmaları nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ilk derece mahkemesi için 2.725 TL vekalet ücreti ile istinaf aşaması için 4.080 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 6.805 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara ayrı ayrı verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Sivaslı Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.