MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2590 E., 2021/1614 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 1.000.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi talebine ilişkin davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz sebepleri; tazminata hükmedilme koşullarının, oluştuğuna ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/46627 Soruşturma sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" ve "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçlarından 16.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, Adana 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17.07.2016 tarihli ve 2016/468 sorgu numaralı kararı ile soruşturma konusu suçlardan tutuklanmasına karar verildiği, yapılan soruşturma sonunda Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2017 tarihli ve 2017/11651 soruşturma nolu kararı ile davacı hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve bu suçtan resen tahliyesine karar verildiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa tabi olduğu anlaşılmakla;
Davacının, haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 1.000.000,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihinde itibaren ödenmesini talep ettiği davada, yerel mahkemece, davacı hakkındaki gözaltı ve tutuklama işlemlerinin Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçlarından gerçekleştirildiği, her iki suçtan tutuklandığı ve tutuklama müzekkeresinin infaz edildiği, soruşturma sonucunda Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ancak; hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasında Gaziantep 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/146 E. Sayılı dosyasında yapılan yargılamanın devam ettiği ve henüz kesinleşmediği, davacı hakkındaki gözaltı ve tutuklama tedbirinin her iki suça ilişkin olması ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan yapılan yargılamanın devam etmesi ve kararın henüz kesinleşmemiş olması nazara alındığında koruma tedbirleri nedeniyle CMK'nın 141 ve devamı maddeleri gereğince tazminat isteme koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede; davacı hakkında aynı soruşturma dosyası kapsamında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan Gaziantep 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2020 tarihli ve 2018/146 Esas, 2020/193 Karar sayılı kararı ile davacı hakkında 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yapılan istinaf başvurusu üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 18.10.2021 tarihli ve 2020/519 Esas, 2021/840 Karar sayılı ilamı ile davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası Gaziantep 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/415 sayılı esasında yargılamanın devam ettiği ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Davacının aynı soruşturma kapsamında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından aynı sorgu ile tutuklandığı, değişen suç vasfı nedeniyle Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında kamu davası açıldığı ve açılan davanın henüz derdest olduğu; dolayısıyla haksız tutuklama iddiasına yönelik tazminat isteme koşullarının bu aşamada oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararında, davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.