MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2152 E., 2021/3788 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız arama, el koyma, makul sürede hakim önüne çıkarılmama, gözaltı ve adli kontrol nedeniyle 200.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 07.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, talebe konu arama tutanaklarının içeriğine göre dava konusu olayda arama kararının ölçüsüz şekilde gerçekleştirilmesinin söz konusu olmadığının değerlendirildiği, davanın kısmen kabulü ile 135,26 TL maddi ve 500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 07.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesi neticesinde istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın çok eksik olduğuna, dava dilekçesinde belirtilen el koyma ile makul sürede hakim önüne çıkarılmama taleplerine ilişkin mahkemece değerlendirme yapılmadığına, davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat koşullarının oluşmadığına, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/45 Esas, 2020/80 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 07.11.2018-09.11.2018 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 19.10.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltında geçirdiği sürenin başka bir cezasından mahsup edilmediği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm ile davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
2-5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan ve (i) bendinde; hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen, kişilerin maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. Davacı vekilinin dava dilekçesinde makul sürede hakim önüne çıkarılmama ve el koyma nedenliyle de tazminat talebinde bulunduğu ancak mahkemece davacının belirtilen tazminat talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmadan yalnızca arama ve gözaltı koruma tedbiri yönünden inceleme ve araştırma yapılarak hüküm kurulduğu anlaşılmakla; bu hususta tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması suretiyle davacı vekilinin taleplerine dayanak tüm bilgi ve belgeler Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde dosya arasına alınarak yapılacak değerlendirme neticesinde karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2026 tarihinde karar verildi.