MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1049 E., 2021/1867 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 100.00,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 11.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin maddi tazminat yönüyle davacının 08.07.2018 tarihinde ihraç olduğu, yerleşik Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay kararlarına göre kamu görevinden ihraçtan önce gerçekleşen tutukluluk veya gözaltı sürelerinde yoksun kalınan maaş ve gelirlerin ilgili idaresinden istenmesinin gerektiği, o tarihlere ilişkin maaşların yatırılmasının idarenin sorumluluğunda olduğu hususları dikkate alındığında davacının ihraç olmadan önceki gözaltı ve tutukluluk süreleri nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, 7.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 11.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarı "10.000TL"'ye yükseltilerek ve değişen vekalet ücreti yönüyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; yargılamanın sadece tutuklama ve adli kontrol tedbirlerine karşı açılan bir tazminat davası olarak ele alınması açıkça hukuka aykırı olduğuna, maddi zararlarının bilirkişi marifetiyle hesap edilip ödenmesi gerektiğine, atılı suçlamanın niteliği göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/320E.-2019/377K.sayılı sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.04.2018-02.07.2018 tarihleri arasında 82 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde 13.09.2019 tarihinde beraatine karar verildiği, kararın 21.09.2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği, kesinleşme şerhli beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek dvaacının maddi tazminat talebinin gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreç boyunca maaş ödemelerinin eksik de olsa yapıldığı gerekçesiyle reddine manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından manevi tazminat miktarı yükseltilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE
04.03.2026 tarihinde karar verildi.