MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/1519 E. - 2022/4022 K.
SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 51/1-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 43, 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastının ve mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, teşdite, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bodrum Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü görevlilerince düzenlenen 30.04.2018 tarihli yapı tatil zaptı ile 3. derece arkeolojik sit alanında kalan taşınmazda zemin kat + 1. kattan oluşan prefabrik yapının iskelet ve dış cephe montajı yapılmış vaziyette tespit edilerek mühürlendiği, 31.05.2018 tarihli yapı tespit tutanağı ile mühür fekki yapılarak inşaata devam edildiğinin belirlendiği, sanığın savunmasında suça konu yerin sit alanında kaldığını bilmediğini beyan ettiği ancak taşınmaz kaydının beyanlar hanesinde sanık tarafından satın alınmasından önce taşınmazın sit alanında kaldığına dair şerh bulunduğunun anlaşıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile 3. derece arkelolojik sit alanına sanık tarafından inşaat yapılmak suretiyle fiziki ve inşai müdahalede bulunulduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine dair hüküm tesis edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, "3. derece arkeolojik sit alanı içinde kalan inşai faaliyetin ilgili kurullardan izin alınmadan yapılmaya başlandığının 30.04.2018 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edilerek mühürlenmesinden kısa bir süre sonra yapılan kontrolde mühür fekki yapılarak inşai faaliyetin tamamlandığının 31.05.2018 tarihli yapı tespit tutanağı (mühür fekki) ile belirlenmesi karşısında sanık hakkında tayin edilen cezada 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerektiği" değerlendirilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp sanık hakkında neticeten 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair hüküm tesis edilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2025 tarihinde karar verildi.