MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/1018 E., 2023/1595 K.
DAVA: Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız hükümlü kalması nedeniyle 10.000.000 TL maddi ve 10.000.000 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin davacı hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin bihakkın tahliye tarihine göre infaz edilecek süreden az olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilinin ceza evinde fazladan kaldığını, sürelerin doğru hesaplanmış olsaydı ceza evine girmeyecek olduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarara uğradığına ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, davacının üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçu nedeniyle 20.07.2004 - 09.11.2006 tarihleri arasında 842 gün gözaltında ve tutuklulukta kaldığı, tazminat davasına esas Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/202 Esas - 2017/146 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında 5 yıl hapis ve 1000 TL adli para cezası ile cezalandırıldığı, hükmün infazı sırasında davacı hakkında çıkartılan kırmızı bülten sonucu 28.07.2020 tarihinde yurt dışında yakalandığı, Türkiye'ye getirilmesinden sonra da 07.09.2020 tarihinde tahliye edildiği, davacının 41 gün daha tutukluluk süresinin bulunduğu, CMK 141/1-f bendine göre "Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan" kişilerin tazminat talep edebilecekleri, CMK'nın 141/1-f maddesi uyarınca davacının, ancak tazminat talebinin dayanağı olan mahkumiyet hükmündeki cezadan daha fazla süre hürriyetinden yoksun bırakılması halinde tazminata hak kazanabileceği, bu kapsamda toplam 883 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacı hakkında yapılan yargılama sonucunda 5 yıl (1825 gün) hapis cezasına hükmedildiği göz önünde bulundurulduğunda, davacı hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin bihakkın tahliye tarihine göre infaz edilecek süreden az olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2025 tarihinde karar verildi.