MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/1044 E., 2024/62 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 300.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın el koyma itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinde; manevi tazminat talebinin reddine, maddi tazminat talebinin ise kısmen kabulü ile 89.829,36 TL maddi tazminat 13.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; kazanç kaybının tazminata dahil edilmesi gerektiğine, aracın değerinin yanlış belirlendiğine, hükmedilen maddi tazminat miktarının düşük olduğuna, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinden sonra açıldığına, kendi kusuru ile sebebiyet verdiğine, tazminat şartlarının oluşmadığına, faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Saray (Van) Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/85 Esas - 2018/213 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında davacı şirkete ait 64 BE 240 plaka sayılı araca 5607 Sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaçak sigara taşımada kullanıldığı gerekçesi ile 13.12.2017 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda davacı şirkete ait aracın müsaderesine yer olmadığına, söz konusu aracın tasfiye edilmiş olması nedeniyle araç bedelinin ruhsat sahibine iadesine karar verildiği, kararın 03.12.2018 tarihinde kesinleştiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, şartlar oluşmadığından manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği, maddi tazminat yönünden ise aracın Van Tasfiye İşletme Müdürlüğünce 30.12.2022 tarihinde 78.100,00 TL'ye satıldığı, masraflar düşüldükten sonra kalan 24.417,64 TL'nin 09.01.2019 tarihinde davacı şirkete ödendiği, aracın el koyma tarihindeki kasko değerinin 114.301,00 TL olduğu ve tasfiye bedeli düşüldükten sonra kalan miktar olan 89.829,36 TL'nin maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiği kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Davacı şirkete ait 64 BE 240 plakalı araca, Saray (Van) Sulh Ceza Hakimliğinin 13.12.2017 tarihli ve 2017/514 D. İş sayılı kararı ile ( plaka numarasının sehven hatalı yazılması nedeniyle 07.02.2018 tarihli ve 2018/47 D. İş sayılı karar) el konulduğu ve kaçakçılık olayında kullanılan ve el konulan aracın 5607 sayılı yasanın 10/2. Maddesi uyarınca 2. kez kaçakçılık suçunda kullanılması nedeniyle alıkonulmasına karar verildiği, dosya arasında bulunan araç özet bilgileri başlıklı belgenin hak mahrumiyet bilgileri başlıklı bölümde araca Saray (Van) Sulh Ceza Hakimliğinin 11.09.2017 tarih ve 2017/361 D. İş sayılı kararı ile 5607 sayılı kanuna muhalefet suçundan tedbir konulduğunun anlaşılması karşısında; söz konusu araca ikinci kez suçta kullanılması nedeniyle el konulup konulmadığının araştırılması ve ikinci kez suçta kullanıldığının anlaşılması halinde CMK'nın 141/1-j maddesi kapsamında koşulları oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Kabule göre de; uluslararası ve yurt içi ticari yolcu taşımacılığı işi ile uğraştığı tespit edilen araca bu süreçte, ticaret odasından ve şoförler odasından dava konusu marka ve model aracın ne kadar süreklilikle bu işi yapabildiği, bakım, sigorta, amortisman, şoför vs. giderleri çıkarıldıktan sonra sefer başı ne kadar kazanç sağlandığı hususu da sorularak el koyma sebebi ile oluşan net kazancı belirlenerek ve bu miktara el konulan aracın el koyma tarihindeki rayiç bedelin tasfiye bedeli düşüldükten sonra eklenmesi suretiyle tespit edilecek miktarın maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Van 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.03.2025 tarihinde karar verildi.