MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/442 E. 2024/117 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: Kısmen kabul
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret
Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 373/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alındığı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki vekalet ücreti miktarının "1.056,00 TL" olarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18/09/2023 tarih, 2021/9609 Esas, 2023/3041 Karar sayılı ilamıyla: " Davacının söz konusu yargılamaya konu dosyada 1 yıl 1 ay 22 gün gözaltı/tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde atılı suçtan beraatine karar verildiği, beraat hükmün kesinleştiği ve davanın da süresinde açıldığı gözetilerek davacı hakkında 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki tazminat isteme koşullarının gerçekleştiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karara yönelik yapılan istinaf başvurusunun vekalet ücretiyönünden düzeltilmek suretiyle esastan reddine karar verilmesi" hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 19.745,91 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı hazineden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin hükmün davalı yönünden kesin olması nedeniyle reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğine, davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti miktarına ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan tazminat talebinin dayanağı olan Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/526 Esas 2018/415 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 06/02/2017-28/03/2018 tarihleri arasında 415 gün gözaltı/tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 12/11/2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05/07/2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu, davalı aleyhine kabul edilen toplam tazminat miktarının ise 59.745,91 TL olduğu anlaşılmakla, hükmün davalı yönünden kesin olmaması sebebiyle tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddine dair düşünceye iştirak edilmemiştir.
Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "19.796,44" TL yerine, bu miktarın altında kalacak şekilde "19.745,91" TL olarak tayin edilmesi suretiyle eksik maddi tazminata hükmolunması ve nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, vekalet ücretine ilişkin olarak da; 25/08/2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01/02/2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağına ilişkin hüküm gereğince; davacı lehine hükmedilen tazminat miktarına göre hesaplanan 9.559,34 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen 8.000,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2025 tarihinde karar verildi.