MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2024/153 E. 2024/184 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: Kısmen kabul
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzelterek Onama
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız tutuklama nedeniyle 250.000,00 maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 6.081,51 TL maddi ve 11.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davacı ... davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27/02/2024 tarih, 2022/5054 Esas,2024/838 Karar sayılı ilamıyla: "Davacı hakkındaki tutuklama müzekkerelerinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin belirlenmesi suretiyle infaz edilen tutukluluk süresi tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, temyiz incelemesi sırasında Dairemizce Uyap sistemi üzerinden yapılan incelemede davacının tutuklu kaldığı sürenin tamamının Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2011 tarih 2011/146 Esas 2011/814 Karar sayılı ilamı ile verilen 2 yıl 1 ay hapis ve 2.000 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyetinden mahsup edildiği anlaşılmakla; CMK'nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, davacının tutukluluk süresinin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edildiğinin tespiti halinde haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği dikkate alınarak sembolik bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmolunması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, kabule göre; maddi tazminat miktarının fazla, manevi tazminat miktarının eksik tayin edilmesi" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 100,00 TL maddi ve 100,00 TL manevi tazminatın haksız işlem tarihi olan 14/02/2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı hazineden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın süresinde açılmadığına, tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, ve davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/248 Esas ve 2015/86 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının gasp suçundan 14/02/2008-23/01/2009 tarihleri arasında 344 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 20/04/2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile 07/05/2016 tarihinde tebliğ edildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, tutukluluk süresinin infaz gördüğü, Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2016 tarihli 2011/146 Esas 2011/814 Karar sayılı ek kararı ile davacı ...'ın Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/248 Esas sayılı dosyasında tutuklulukta geçirdiği 14/02/2008 ve 23/01/2009 tarihleri arasındaki sürenin tamamının Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/146 Esas 2011/814 Karar sayılı dosyasında verilen hapis cezasından mahsubuna karar verildiği belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A- Davalı vekilinin temyiz sebepleri yönünden yapılan incelemede;
Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 20.520,00 TL olduğu, davacının maddi ve manevi tazminat talebinin ilk derece mahkemesince kısmen kabulü ile 100,00 TL maddi ve 100,00 TL manevi olmak üzere davalı aleyhine toplam 200,00 TL tazminata hükmedildiği, bu nedenle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle; davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 21/07/2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile değişik 427 nci ve ek 4 üncü maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 1086 sayılı Kanun’un 432 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B- Davacı vekilinin temyiz sebepleri yönünden yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında duruşmaya katılıp görüş bildiren Cumhuriyet savcısının adının yazılmaması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
15/08/2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01/02/2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağına ilişkin hüküm gereğince ilk derece mahkemesince davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun ve davacının tutukluluk süresinin tamamının mahsup edildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2025 tarihinde karar verildi.