MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2024/294 E., 2024/399 K.
HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükmün, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da İlk Derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırına göre davalı açısından kesin olduğu belirlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki davacı vekilinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 90.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davacı hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, bu itibarla CMK'nın 144/1-c maddesi gereğince tazminata hükmedilemeyeceği gerekçesiyle reddine karar verilmiş, davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının, vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 6.256.96 TL maddi tazminatın el konulan atların iadesine ilişkin karar tarihi olan 06.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının ve vekalet ücretinin fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminatın, davacıya ait el konulan atların el koyma anındaki değerine göre belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna, davacının bahse konu atları tarımsal faaliyetlerinde kullandığına ve el koyma nedeniyle elde edemediği tarım gelirleri yönünden de tazminata hükmedilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/85 Esas – 2015/328 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacıya ait 4 adet ata 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan el konulduğu, yapılan yargılama sonunda anılan suçtan zamanaşımı nedeniyle düşme ve el konulan dört adet atın sahibine iadesine hükmedildiği, hükmün 06.11.2018 tarihinde kesinleştiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, söz konusu atların iadesine karar verildiği tarih itibariyle değerine ilişkin araştırma yapılarak tespit edilen miktar üzerinden maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden :
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da İlk Derece Mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250 TL olduğu; davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 6.256.96 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nın 341/2 nci maddesinde öngörülen kesinlik sınırı ve hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden :
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, maddi tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi olarak el koyma tarihi belirtilmiş olmasına karşın, hükmedilen maddi tazminata atların iadesine yönelik verilen karar tarihi olan 06.11.2018 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği, maddi tazminata ilişkin hüküm fıkrasındaki ''6.256,96 TL maddi tazminatın 06.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine'' ibaresinin, ''6.256,96 TL maddi tazminatın el koyma tarihi olan 08.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalından alınarak davacıya ödenmesine'' ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Van 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.