MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2024/358 E., 2024/608 K.
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Hüküm sanığın yüzüne karşı verilmesine rağmen “kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde” temyiz edilebileceği belirtilerek sanığın temyiz süresinin başlangıcı bakımından yanıltıldığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteği süresinde kabul edilerek yapılan incelemede 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Sanığı isnat edilen eylem, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 123/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 31/03/2016 tarihli mahkumiyet hükmü olduğu ve bu tarihten, bozma üzerine yapılan yargılama sonucu kurulan mahkumiyet hükmü tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2025 tarihinde karar verildi.