MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/700 Esas, 2021/19 Karar
SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
İNCELEME KONUSU
KARAR: ... açısından; mahkumiyet ... açısından; hükmün açıklanmasının geri bırakılması
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu aykırılık suçundan sanık ...'ın, anılan Kanun’un 74/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'ın ise 2863 sayılı Kanun'un 74/2. ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/01/2021 tarihli ve 2019/700 esas, 2021/19 sayılı kararını kapsayan onaylı dosya sureti incelendi.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28/12/2024 tarihli ve 94660652-105-49-3960-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14/01/2025 tarihli ve KYB- 2025/3144 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14/01/2025 tarihli ve KYB- 2025/3144 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu aykırı davranmak suçundan sanık ...'ın, anılan Kanun’un 74/2-1. cümle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'ın ise 2863 sayılı Kanun'un 74/2-1. cümle ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/01/2021 tarihli ve 2019/700 esas, 2021/19 sayılı kararını kapsayan onaylı dosya sureti incelendi.
Dosya aslının diğer sanıklar yönünden istinaf incelemesi sonucu Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 21/12/2021 tarihli ve 2021/303 esas, 2021/508 sayılı kararı ile bozulması nedeniyle, Mahkemenin 2022/82 esasında derdest olduğu anlaşıldığından, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre;
1-Suça konu taşınmazlar üzerinde arkeolog ve üniversitelerin sanat tarihi bölümlerinde görevli öğretim üyelerinin de yer aldığı tarafsız bilirkişi heyeti marifetiyle keşif yapılarak sanık ... ve diğer sanıklar tarafından kazı yapıldığı belirtilen taşınmazların 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı niteliğinde bulunup bulunmadığının, sit kaydının mevcut olup olmadığının dolayısıyla 2863 sayılı kanunun 74/2-1. cümlesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin karar verilmesinde,
2-Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23/01/2020 tarihli ve 2018/5396 esas, 2020/888 karar sayılı ilâmında yer alan, "...24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 16. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 75. maddesinin 6. fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 74. maddesinin 2. fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen suç önödeme kapsamına alındığından; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek, 7188 sayılı Kanunun 16. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 75. maddesi uyarınca önödemeye ilişkin işlemler yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..BOZULMASINA.." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
24/10/2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 16. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 75. maddesinin 6. fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 74. maddesinin 2. fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen suçun ön ödeme kapsamına alındığı, Mahkemesince sanıklara usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre sanıkların hukukî durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 28/12/2024 gün ve 94660652-105-49-3960-2022-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak tebliğ olunur.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/12/2010 tarihli ve 2010/4-210 esas, 2010/259 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Yasa yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlamak amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak Ceza Yargılaması Yasasının 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş olup bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Ancak, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır; her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir.
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu nedeniyle açılan davalara suçtan zarar gören kurum olarak katılma hakkını haiz olan Kültür ve Turizm Bakanlığına davanın ihbar edilmediği, kanun yararına bozma talebine konu Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/01/2021 tarihli, 2019/700 Esas, 2021/19 Karar sayılı kararının, suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığının yokluğunda verildiği, gerekçeli kararın da adı geçen kuruma tebliğ edilmediği, dolayısıyla Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/01/2021 tarihli, 2019/700 Esas, 2021/19 Karar sayılı kararının da usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağı anlaşılmakla, olağan yasa yoluna gidilmediği takdirde kararın kesinleşmesi sağlandıktan sonra olağanüstü yasa yollarından olan kanun yararına bozma isteminde bulunulabileceği gözetilmeden, henüz kesinleşmemiş olan karara yönelik kanun yararına bozma isteminde bulunulmasında isabet görülmemiş olup,
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2025 tarihinde karar verildi.