MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/417 E. 2015/1020 K.
SUÇ: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
İNCELEME KONUSU
KARAR: Mahkumiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 179/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/06/2015 tarihli ve 2015/417 esas, 2015/1020 sayılı kararının 06/07/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27/01/2025 tarihli ve 94660652-105-63-15795-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11/02/2025 tarihli ve KYB- 2025/14690 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11/02/2025 tarihli ve KYB- 2025/1469 sayılı kanun yararına bozma isteminin:
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 193/2. maddesinde yer alan "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." şeklindeki ve anılan Kanun'un 195/1. maddesinde yer alan "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, anılan suçtan dolayı sanığın savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 179/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/06/2015 tarihli ve 2015/417 esas, 2015/1020 sayılı kararının 06/07/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2.İncelenen dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 193/2. maddesinde yer alan "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." şeklindeki ve anılan Kanun'un 195/1. maddesinde yer alan "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, anılan suçtan dolayı sanığın savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/06/2015 tarihli ve 2015/417 esas, 2015/1020 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3 maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309/4 maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.03.2025 tarihinde karar verildi.