MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/339 E., 2024/976 K.
SUÇLAR : Özel hayatın gizliliğini ihlal, şantaj
HÜKÜMLER: Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine, gereği düşünüldü:
A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Özel hayatın gizliliği ve hürriyet hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı olan haklardan olması nedeniyle şikâyet hakkının ve kamu davasına katılma yetkisinin, kayden 14.10.2001 doğumlu olup, İlk Derece Mahkemesi tarafından duruşmada beyanının alındığı 18.05.2017 tarihi itibariyle 15 yaşından büyük, medeni hakları kullanmaya ehil ve şantaja uğradığı ve özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiği iddia olunan katılan mağdur ...'e ait olması karşısında, katılan mağdur ...'in babası olan...nin atılı suçlarda dolayı zarar gören sıfatının, 5271 sayılı CMK'nın 237/1. maddesi uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetç...vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihinde 15 yaşından küçük olan katılana ait çıplak olduğu iddia edilen görüntünün tespit edilememesi nedeniyle objektif olarak görüntünün müstehcen olup olmadığının değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile suça konu görüntünün özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Suça sürüklenen çocuklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemlerin 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal ve aynı Kanun'un 107/1. maddesinde düzenlenen şantaj suçlarını oluşturduğu, anılan suçların, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca uyarınca 6 yıllık olağanüstü zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihlerinden itibaren 6 yıllık olağanüstü zamanaşımının karar tarihinden önce dolduğu belirlenerek suça sürüklenen çocuklar hakkındaki davaların gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesinde;
Suça sürüklenen çocuk ... yönünden bir isabetsizlik görülmemiş olup, suça sürüklenen çocuk ... yönünden ise zamanaşımını kesen son işlemin 21.03.2017 tarihli sorgu olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 66/2 ve 67/2-a maddesi uyarınca olağan zamanaşımı süresi olan 4 yılın 21.03.2021 yılında olağanüstü zamanaşımı süresinden önce dolduğu gözetilerek düşme kararı verilmesi gerekirken olağanüstü zamanaşımı süresi dolduğu belirlenerek düşme kararı verilmesi sonuca etkili olmadığından eleştiri nedeni olarak gösterilmekle yetinilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adana 1. Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2026 tarihinde karar verildi.