(2004 S. K. m. 279, 366) (743 S. K. m. 769, 771) (818 S. K. m. 22) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Davacı İ.B., İflas idaresinden devralan sıfatı ile Yapı ve Kredi Bankası ile davalı Türk Ticaret Bankasına müteallik olmak üzere, İstanbul 1.Asliye Ticaret Hakimliğinden verilen 31.1.1964 tarih ve 861-120 sayılı kararın, müddeti içinde duruşmalı olarak temyizen tetkiki Türk Ticaret Bankası vekili tarafından istenmesi üzerine, bu işle ilgili dosya,mahallinden daireye 17.9.1964 tarihinde gönderilmiş olmakla;
Duruşma için tayin olunan 10.10.1964 Cumartesi günü belirli saatte mümeyyiz Türk Ticaret Bankası vekili Av. B.T. ile davalı vekili Av. R.O. geldiler. Yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Temyiz müddeti hakkında davalı vekilinin bir diyeceği olmadığı anlaşılmakla, hazır bulunan taraflar vekillerinin şifahi beyanları dinlendikten sonra, duruşmanın bittiği kendilerine bildirildi. Vaktin müsaadesizliği sebebiyle, tetkikatın ikmali ve gerekli kararın itası mümkün olmadığından başka bir güne bırakılmıştı. Bugünkü heyet toplantısında, evrak üzerinde gerekli tetkikat yapılarak, icabı görüşülüp düşünüldü:
Karar: İİKnin 279.maddesinin 1 numaralı bendinde söz konusu edilen istisnai durum, borçlunun evvelce taahhüt etmiş olduğu rehinlere münhasırdır. Tetkik konusu hadise de gayrimenkul rehnine taalluk ettiğine göre teminat gösterme vaat ve taahhüdünün geçerlilik şartlarının bu açıdan incelenmesi zaruridir. Medeni Kanunun 769, 771 ve ilgili diğer maddelerinde belirtildiği gibi, ipotek; doğmuş veya ileride doğacak veyahut doğması muhtemel herhangi bir alacağın temini için tesis edilir. Rehnin tesisi zamanında, rehinle takyit olunacak gayrimenkul tahsisen tayin edilmiş olmalıdır. Gayrimenkul rehnine müteallik akitler, ancak resmi şekilde yapıldığı takdirde geçerlidir. Kanunla kabul olunan istisnalar saklı kalmak üzere, böyle bir rehin, tapu siciline kayıt ile tesis olunur.
Borçlar Kanununun 22.maddesinde, bir aktin ileride inşa edilmesine mütedair mukavelelerin geçerlilik şartları belirtildikten sonra, müteakip fıkrada Kanunun, iki tarafın menfaatleri için aktin sıhhatini bir nevi şekle riayete tabi kıldığı hallerde, bu şeklin, o aktin yapılması taahhüdüne de uygulanacağı kayıt olunmuştur.
İpotek akti, resmi şekle tabi akitlerden bulunduğundan, akit yapan taahhüdünün de aynı şekilde yapılması zaruridir. Aksi takdirde geçerli sayılmaz.
Hadiseye gelince, Kefalet mektupları kredisi açılmasına mütedair ve adi mahiyetli mukavelenamenin 10 maddesindeki Herhangi bir sebebe müstenit olursa olsun veya hacze maruz kaldığım takdirde veya Bankanızın gördüğü lüzum ve mülahaza üzerine, bende olan alacağınıza karşı yeni veya ilavei teminat olmak üzere menkul veya gayri menkul mallarımdan isteyeceğiniz herhangi birini veya kaffesini, bankanıza terhin veya ipotek etmeyi şimdiden taahhüt ve beyan eylerim şeklindeki hüküm, yukarıda izah olunan mevzuat muvacehesinde, geçerli bir ipotek taahhüdü olarak kabul olunamaz. Kanunen geçerli ipotek akti yapma taahhüdüne dayanmayan rehni, 279.maddedeki istisnalar arasına ithale imkan yoktur. Bu duruma ve butlanı gerektirir diğer şartların da tahakkuk etmiş bulunmasına binaen, varit görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün, İİKnun 366 ve HUMKnun 438.maddeleri uyarınca onanmasına ve aşağıda yazılı masrafların, temyiz edenden alınmasına 17.10.1964 gününde çoğunluk ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy