(1086 S. K. m. 62, 68, 443) (1136 S. K. m. 41) (7201 S. K. m. 32)
Dava: Mercii kararı borçlu vekili tarafından temyiz olunması üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 02.10.1978 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: HUMK. nun 62, 68 ve Avukatlık Kanunu'nun 41. maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerekmekte olup buna uygun olarak takip talebinde ve icra emrinde vekil adı yazılmış, icra cari tebligatı da keza vekil adına çıkartılmıştır. Avukat adına çıkarılan ödeme emri tebligatının usulsüz tebliğ edilmiş oluşu tebligatın geçersizliğini değil, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesinin tatbikini gerektirir.
Sonuç: Borçlu vekilinin aynı gün usulsüz tebliğe muttali olduğu ve hemen mercie itiraz ettiği anlaşılmasına, takip konusu ilamın tazminata ilişkin olup Usulün 443. maddesi gereğince kesinleşmeden takip konusu edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun mercii kararının İİK. nun 366 ve HUMK. nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 24.10.1978 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy