(818 S. K. m. 83, 312)
Merci kararının alacaklı tarafından temyiz olunması üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 18.7.1979 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı 350 D. Mark karşılığı Türk Lirası'nın Eylül 1975'ten itibaren kanuni faizi ile birlikte tahsili için takip yapmış ve bu takip itirazsız kesinleşmiştir. Borçlu 20.3.1979 tarihinde icraya müracaat ederek D. Markı'nın bugünkü rayice göre Türk Parası karşılığının Merkez Bankası'ndan sorulmasını istemiş ve Merkez Bankası'ndan keyfiyet sorularak verilen cevaba göre tespit edilen 5200 liranın ödemesi için borçluya 6.4.1979 tarihinde tebligat yapılmış bunun üzerine borçlu 4 sene evvel Mark'ın değeri 6 lira olduğundan bu miktar üzerinden ödemeyi kabul ettiğini beyan etmiş ise de icra memuru 12.4.1979 tarihli kararı ile borçlu süresi içinde itirazda bulunmadığından bugünkü rayici üzerinden borçlunun menkul mallarının haczine karar verilmiş, borçlu 14.5.1979 tarihli dilekçesi ile 5200 lira borçlu olduğunun kendisine bildirildiğini, icra memuruna verdiği dilekçesinin nazara alınmasını istemiştir. Borçlu 9.4.1979 tarihli dilekçe de borcun alındığı tarihteki rayici üzerinden sorumlu olacağını ileri sürerek Mark'ın değerinin 1975 rayiçlerine göre hesaplanmasını istemiştir. Mercice borçlunun icraya rayiç bedel üzerinden yaptığı itirazın takibi durduracağını ve alacaklının itirazın yasal yoldan kaldırılmadan takibin devamına yasal olanak bulunmadığından takibin devamıyla ilgili işlemlerin ve takibin durdurulmasına karar verilmiş ve bu karar alacaklı tarafından temyiz edilmiştir. Özetlenen şu duruma göre borçlu Mark'ın Türk Parası karşılığına göre ödenmesi için yapılan takibe itiraz etmediğine göre hakkındaki takip bu şekilde kesinleşmiştir. Borçlunun Markın hangi tarihteki rayice göre Türk Parası ile sorumlu olabileceğinin tayini icra dairesinin vazifesidir. Ve bu cihet de icra dairesince borçlunun 20.3.1979 tarihli kabulüne göre Merkez Bankası'ndan tahkik edilerek tespit edilmiştir. Evvela bu kabul muvacehesinde icra memurunun yaptığı muamele yasaldır. Bilahare borçlu bu kabulünden dönerek Mark'ın alındığı tarihteki rayicinin tespitini istemesi ve icra memurluğunca bunun kabul edilmemesi üzerine alacaklının değil borçlunun bu muameleyi şikayet etmesi gerekir. Ve nitekim borçlu bu şikayetini merciye yaptığına göre şikayetin BK. nun 83. ve 312. maddeleri nazara alınarak halli gerekir. Alacaklı mark olarak verdiği paranın aynen tahsilini istemeyip Türk Parası karşılığını istediğine göre borcun vadenin hululu günündeki rayici üzerinden memleket parası olarak ödenmesi gerekir. Vade bahis konusu olmadığı cihetle ödeme emri tebliğinden sonra BK. nun 312. maddesi gereğince 6 hafta içinde geri verilmesi gereceğinden borçlunun 30.3.1979 tarihli beyanı veçhile tespit edilen rayiç üzerinden Türk Parası karşılığını ödenmesinin muhtıra ile bildirilmesinde yasaya aykırı bir cihet bulunmadığı düşünülmeksizin takibin devamına ilişkin icra memuru işlemlerini ve takibin durdurulmasına karar verilmesi isabetsiz alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının İİK. nun 366 ve HUMK. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy