(2004 S. K. m. 178)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası belirtilen mercii kararının müddeti içinde duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerin bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 30.4.1981 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Mercii kararının ve bunun taalluk ettiği işin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı yapılmasına H.U.M.K.nun hükümleri müsait olmadığından bu yoldaki isteğin oybirliği ile reddi kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi.
2 - İ.İ.K.nun 178. maddesine göre iflasa tabii olan borçlular iflaslarını isteyebilirler. Bu durumda Ticaret Mahkemesi borçlunun aciz halinde bulunup bulunmadığını tahkik ve tespit etmeden borçlunun beyanına dayanarak karar vermek zorundadır. Mahkemenin yapacağı iş sadece borçlunun iflasa tabii olup olmadığı ile medeni haklarını kullanmaya ehil olup olmadığını araştırmaktan ibarettir. Bu yönden duruşma açmak ve alacaklılara tebligat yapmakta grekmez. Alacaklıların da bu kabil kararları temyiz yetkileri yoktur. Ancak, mahkeme borçlunun iflasa tabii olmamasına rağmen ya da iflasa tabii olup olmadığını araştırmadan karar vermiş ise alacaklıların sırf bu yönden temyiz hakları vardır.
Bu nedenle mahkemenin 2.4.1981 tarihli, (alacaklının temyiz dilekçesinin reddi ile ilgili) kararın İ.İ.K.nun 366 ve H.U.M.K.nun 428 nci maddeleri uyarınca (BOZULMASINA),
3 - Ankara Ticaret Sicili Memurluğunun 27.2.1981 tarih, 891/1724 sayılı cevabında borçlunun kaydına tesadüf edilmediği bildirilmiştir. Bu durumda borçlunun Ticaret Kanunu hükümlerine göre tacir olup olmadığının tahkik ve tespiti gerekirken, bir araştırma yapılmaksızın kendi beyanına göre tacir sayılması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan (borçlunun iflası ile ilgili 25.3.1981 tarihli kararının da İ.İ.K.nun 366 ve H.U.M.K.nun 428 maddeleri uyarınca 5.5.1981 tarihinde BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy