(743 S. K. m. 2, 169) (2004 S. K. m. 168, 366) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlulardan K.T. vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 12.8.1985 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Merci kararının ve bunun taalluk ettiği işin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı yapılmasına HUMKnun hükümleri müsait olmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi.
Kamu düzeni ile alakalı bulunan MK. 169. maddesi hükmüne göre karı koca arasındaki koca lehine icra olunan işlemler, hukuki tasarruflar, sulh hakimi tarafından onanmadıkça geçerli değildir. Anılan madde hükmü resen uygulanır. Karı kocanın birlikte bono keşide etmeleri halinde ya da karının kocaya aval vermesi durumunda aynı madde hükmü caridir.
Olayda, takip konusu senette borçlu kadın ve kocası birlikte borçlu ve müteselsil kefil olarak imza koymuşlardır. Bu işlem sulh hakimine tastik ettirilmemiştir.
Kadının, lehtar ciranta A.Şirketin kurucuları arasında yer alması sonuca etkili değildir.
Merciin bir komandit şirketle alakalı olarak verilmiş bulunan Yargıtay içtihadından yararlanarak aynı gerekçeyi A.Şirket hakkında uygulaması dahi yerinde değildir. Kaldı ki, MKnun 2. maddesine dayanan gerekçe dahi şahıs ve sermaye şirketlerinin hukuki durumları ve ortaklarının sorumlulukları arasındaki fark nedeniyle de isabetli sayılamaz.
Sonuç: Açıklanan durum karşısında borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.04.1986 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy