(2004 S. K. m. 71)
Merci kararının onanmasını mutazammın 14.10.1987 tarih ve 10392-10149 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 7.12.1987 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı borçlu satış ilamının tebliğinden sonra borcu haricen ödeyip, alacaklının satış yaptırmayacağını söylediği halde takibe devam edip, satış yaptırdığını ileri sürerek bu hususta şahit dinletmiştir. Borçlu hakkındaki takip kesinleşmiş olup İİK. nun 71. maddesine göre takibin iptali hakkında bir karar alınmamıştır. Borca süresinde itiraz edilmesi halinde dahi itfanın şahadetle ispatı mümkün olmadığı halde, kesinleşen takipte itfanın ve bu itfaya dayalı anlaşmanın şahadetle ispatına cevaz olmadığı düşünülmeden ihalenin fesh olunması isabetsiz olup, merci kararının bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından tashih isteğinin kabulü ile 14.10.1987 tarih 10392/10149 sayılı Yargıtay kararının ortadan kaldırılmasına, 16.6.1987 tarih 29/15 sayılı merci kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK. nun 366. ve HUMK. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 04.02.1988 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
ÜYE M.TEKİNÖZÜN KARŞI OY YAZISI
Fesat nedenine dayanılarak şikayet yoluyla ihalenin feshi istenmiştir. Dinlenen davacı şahitlerinin birbirine uygun şahadetleri ile ihaleye fesat karıştırıldığı anlaşılmaktadır. Taşınmazın muhammen bedelin çok altında bir bedelle ihale edilmesi ve ihaleye yalnız alıcı-alacaklının katılmış olması ihalenin normal şartlar altında yapılmadığını göstermektedir. Bu nedenle karar düzeltme isteği yerinde değildir. Reddi gerekir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy