(7201 S. K. m. 32) (2004 S. K. m. 21)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 12.2.1987 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlunun adresi takip talepnamesinde 38 numara olarak gösterilmiştir. Ödeme emri tebligatı (38 veya 40 numara) üzerinden düzenlenmiştir. Tebligat, iş ortağı H.Ç. imzasına tebliğ edildiği belirtilmiş ise de, bu kişi icra dairesine başvurarak tebligatın 38 numaralı kendisine ait işyerinde işçisine bırakılmak suretiyle yapıldığını, borçlunun 40 numaralı dükkanda olduğunu belirterek icra memurluğuna ödeme emri ve tebligat parçasını iade ettiği anlaşılmıştır. 19.1.1987 tarihli haciz tutanağına göre borçlunun 40 numaralı dükkanda faaliyette bulunduğu tespit edilmiştir. Borçlu haciz tarihinden üç gün sonra merciye başvurarak usulsüz tebligatın geçersizliğine karar verilmesini istemiş ve aynı tarihte icra memurluğu nezdinde borcun esasına itiraz etmiştir.
Yukarıdan beri açıklanan safahat karşısında, ödeme emri tebligatının 7201 sayılı Kanun hükümlerine uygun düşmediği açıktır. Borçlu bu usulsüz tebligatı er geç haciz tarihinde öğrenmiş ve takibe muttali olmuş bulunmakla tebligat 7201 sayılı Kanunun 32. maddesine göre geçerli hale dönüşmüştür.
O halde (borçluya ödeme emri tebligatının 19.1.1987 tarihinde yapılmış sayılmasına) karar verilmek üzere merci kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazı yukarıda yazılı nedenle yerinde görülmekle merci kararının İİK. nun 366 ve HUMK. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 04.02.1988 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy